Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İRAN REJİM MUHALİFİ EBADİ'YE ÖDÜL
İRAN REJİM MUHALİFİ EBADİ'YE ÖDÜL
2003 Nobel Barış Ödülü sahibi ilk Müslüman kadın ve İran’ın ilk kadın yargıcı şu an İran dışında sürgünde yaşayan Dr. Şirin Ebadi, Doğu ve Batı arasındaki mesafe ve değerleri yakınlaştırmak , Almanya'da kültürlerarası yakınlaşmayı ve diyalog ortamını teşvik etmek amacıyla verilen İbn-i Sina (Avicenna Preis) Ödülü’nü aldı.
8 Mayıs 2012, 12:45

 

2003 Nobel Barış Ödülü sahibi ilk Müslüman kadın ve İran’ın ilk kadın yargıcı şu an İran dışında sürgünde yaşayan Dr. Şirin Ebadi, Doğu ve Batı arasındaki mesafe ve değerleri yakınlaştırmak , Almanya'da kültürlerarası yakınlaşmayı ve diyalog ortamını teşvik etmek amacıyla verilen İbn-i Sina (Avicenna Preis) Ödülü’nü aldı.

image


İngiltere, Kanada, ABD arasında sürgün yaşayan Nobel Barış Ödülü sahibi ilk Müslüman kadın Dr. Şirin Ebadi, Almanya'da yaşayan Türk Doktor Yaşar Bilgin öncülüğünde kurulan ve aynı zamanda başkanlığını yaptığı “Türk Alman Sağlık Vakfı” tarafından hayata geçirilen “İbn-i Sina” (Avicenna Preis) Ödülü’nü düzenlenen özel bir tören ile verildi.

Doğu ve Batı arasındaki kültürlerarası yakınlaşmayı ve diyalog ortamını teşvik etmek amacıyla verilen bu ödül kuruluş sebebi kadar adı ile de Doğu -Batı yakınlaşmasına anahtar olacak bir isim altında verilmesi de çok anlamlı oldu.

KİLİSE İLK KEZ MÜSLÜMAN BİR KADININ ÖDÜLÜNÜ GÖRDÜ

Almanya'nın Hessen Eyaleti Frankfurt kentindeki ilk Alman Parlamentosu’nun toplandığı, Alman anayasasının kabul edildiği kilise olan Paulskirche'de düzenlenen tören, Müslüman bir kadına verilen ilk ödül olarak farklı bir anlam taşıdı.

Bu özel törene aralarında Türkiye’den de davetlilerin olduğu yaklaşık 800 konuk  katıldı.

Almanya'nın Hessen Eyaleti Başbakanı Volker Bouffier, TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, Türk-Alman Sağlık Vakfı ve Avicenna Derneği Başkanı Dr. Yaşar Bilgin, Frankfurt Belediyesi Uyum Dairesi Başkanı Nargess Eskandari, Frankfurt Başkonsolosu İlhan Saygılı, Avusturya Eğitim, Sanat ve Kültür Bakanı Claudia Schmied, Türk Alman Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun, Tekirdağ NKÜ Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek, AAİB (Alevitisch İslamische Union in Deutschland) Başkanı Alişan Hızlı Hürtürk Başkanı  Hasan Tekin TAVAK kurumsal iletişim direktörü Mutlu Demirdelen hazır bulundu.

image

    Ahmet Tan - Cumhuriyet                                   Mutlu Demirdelen  - TAVAK                      Yalçın Bayer -HÜRRİYET

Türkiye’den bu önemli ödül töreni için davet edilen gazeteciler Yalçın Bayer (Hürriyet), Muammer Sarıkaya (Habertürk), Eski Kültür Bakanı  Ahmet Tan (Cumuriyet), Mehmet Çetingüleç (Takvim),  tüm dünyanın yakından takip ettiği ödül törenindeydiler.

İranlı rejim muhaliflerinin aralarında olduğu, Avrupa’da yaşayan İran vatandaşlarının da bu davete ilgi gösterdiği görüldü.TAVAK iletişim direktörü Mutlu Demirdelen ,ödülün sahibi Şirin Ebadi ve TBMM başkan vekili Mehmet Sağlam ile Şeffaf Gazete için roportaj yaptı.

Ödül töreninin dikkat çekici bir isimide  Solingen'de aşırı sağcıların  evlerini kundaklaması sonucu yakılan  ve 2 kızı 2 torunu 1 yeğenini kaybeden Mevlüde Genç'di.

image

DEMOKRASİYİ SİLAHLA GETİREMEYİZ

Ödül töreninde konuşan Başbakan Bouffier, konuşmasına “korkusuzluğun ve özgürlüğün temsilcisi bayan Ebadi hoş geldin”  diyerek başladı ve salonda 800 kişi bu sözleri ayakta alkışladı. Başbakan Bouffier “İbn-i Sina gibi Batı’yı bilgeliği ile döllemiş bir köprüdür, Sayın Yaşar Bilgin siz bu köprüyü büyük emeklerle inşa ettiniz size konuklar huzurunda ülkem ve şahsım adına çok teşekkür ederim” diye başladı.

“Şirin Ebadi gibi insanlar sayesinde büyük bir kültür ülkesi olan İran'ın tekrar halktan yana bir tutum sergilemesini ümit ediyorum, terk ettiği ülkesindeki uygulamaları biz de reddediyoruz, Arap baharının rüyasına kapılmadan düşünmeliyiz. Suriye gibi olaylara sadece gözlemci olarak kalmamalıyız, demokrasiyi silahla getiremezsiniz,işte bu yüzden Şirin Ebadi gibi cesur yüreklere ihtiyacımız var dedi.Ebadi gibi daha çok gibi cesur sesler ortaya çıkmalı, toplumları etkilemeli, kendisini kutluyorum'' diye sözlerini bitirdi

İRAN ATOM ENERJİSİ ÜRETMEM DERSE SORUN BİTİYORMU ?

İbn-i Sina ödülünü alan insan hakları mücadelecisi ve hukukcu yazar kimliği ilede tanınan Şirin Ebadi ise yaptığı konuşmada “Çok onurlandım. Bu ödül sadece benim değil demokrasiye inanan insanların ve meslektaşlarımın ödülüdür fakat ne yazık ki bunların çoğu şu anda İran’da hapistedir. Hapiste yatan gazetecilerin en çok olduğu ülkelerden biri İran’dır. Özgürlük özlemi için birşeyler yazan öğrenci çocuklarımız İran hapisanelerinde çürüyor.

30 yılı aşkındır bir çok İranlı başta Almanya ve başka ülkelere hükümet baskısı yüzünden kaçmak zorunda kalmışlardır, buradan tüm Almanya’ya teşekkür ederim. Ülkesindenbaskı yüzünden kaçan insanlara eşit bir insan olarak yaşamanın ne olduğunu gösterdiler. Bunun için tüm ülkesinden kaçıp buralara yerleşen ve eşit değer gören İranlı yurttaşlarım ve kendi adıma teşekürlerimi sunuyorum.” dedi. Şirin Ebadi sözlerine şöyle devam etti:

“İran'daki sorun sadece nükleer silah meselesi değildir. İinsan hakları  da gözardı edilmektedir. Eskiden İran’da  ABD güdümü vardı o bitti İran özgür olmadı şimdi de Çin var. İran artık Çin güdümlü bir yönetim ile yönetilmekte ve tüm uluslararası anlaşmalar İran aleyhine olsa dahi Çin’le yapılıyor. Tüm dünya İran’a atomdan enerji üretiyor diye ayaklandı tepki gösteriyor peki yarın bu rejim ‘tamam nükleer faliyeti durdurdum’ derse herşey bitmiş mi olacak? Hiç mi İran’da yapılan insan kıyımının bir önemi yok? Bu rejimi reddeden kıyıma uğramış vatansever İran gençlerinin hali ne olacak?

Batılı yetkililere ricada bulundum. Sadece nükleer atom enerjisi için değil, masaya insan haklarını da koyun dedim. İran halkı Almanya ve demokrasiye inanan tüm ülkelerden bunu rica ediyoruz.

İran hükümeti despotluğu ve gücü karşısında halkın hiçbir etkisi yoktur. Bunun için bu güçteki hükümetin hiçbir dediğine inanamasınız. Ben İbn-i Sina’nın kentindenim o yüzden benim için bu ödül Nobel kadar kıymetlidir” dedi.

Ebadi, “İran’a yapılacak silahlı bir müdahaleye karşıyım bu insanlarımıza acı ve zarar verir eğer uluslararası güçler bir silahlı saldırı düzenleyip İran’a girmeye kalkarlarsa ben halkımın yanına irana dönerim” diye tepki gösterdi.

 “Hepimiz adına şunu temenni ediyorum. Barışçıl, huzurlu, konforlu, terörizmden uzak bir toplum içerisinde yaşayalım. Bu da ancak bizler birbirimizi karşılıklı olarak dinlemeye başladığımız zaman mümkün olacak'' diye konuştu.

BU ÖDÜL DOĞU’NUN DÜŞEN İMAJI İÇİNDİR

Dr. Yaşar Bilgin ise yaptığı konuşmasında şöyle dedi: “İbn-i Sina ödülünün amacı insanlığa sunulmuş Doğu medeniyetinin katkılarını Batı medeniyetine hatırlatmak için veriliyor. Doğu’nun dünyada düşen imajına bu ödül bir katkı yapacak ve önyargıların kırılmasında etkili olacaktır.

Doğu artık Avrupa’da biz farklı kültürlerin Batı’da daha huzurlu ve barış içinde yaşaması için bireysel çaba göstermek zorundayız. Birbirimizi dışlamadan Doğu-Batı bütünleşmesini sağlamak, çalışmak görevimizdir.”

ALMAN OLMAK SADECE PASAPORTDAN İBARET DEĞİLDİR

İbn-i Sina Derneği 2. Başkanı Dr. Gert Andres, “Bir Alman olmak sadece bir pasaporttan ibaret değildir ,artık daha kucaklayıcı ve geniş olmamız lazım” dedi.

BU ÖDÜL ÇOK ÖNEMLİDİR  

Bu önemli ödül törenine Türkiye'den davet edilerek katılan TAVAK (Türk Alman eğitim ve bilimsel  araştırmalar Vakfı )Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen değerlendirmesinde, “İbn-i Sina yakın Doğu’nun en büyük şahsiyetidir. Tıptan astronomiye kadar büyük bir bilim değeridir. Böyle bir değeri temsilen verilen bu ödülün dünya çapında daha çok tanınması için çok çalışmalıyız ,dedi..

image

50 bin Avro değerindeki İbni Sina ödülü 2. kez verildi. Ödül daha önce “Medeniyetler İttifakı” oluşumuna  verilmişti.

Medeniyetler İttifakı 2005 yılında İspanya Başbakanı José Luis Zapatero ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın girişimleriyle Birleşmiş Milletler’in şemsiyesi altında kurulmuştu.

İBN-İ  SİNA ÖDÜLÜ

İbn-i Sina Ödülü (Avicenna-Preis) Doğu ve Batı arasındaki  etkileşimi teşvik etmek amacı ile 2005 yılından bu yana farklı kültürel kökene sahip insanların barışçıl ve hoşgörülü birlikteliğini savunan kişi ve kurumlara veriliyor.

 Bu kişi ve kurumları adaylar arasından belirleyen jüride şu kişiler yer alıyor: eski Lübnan Maliye Bakanı Georges Corm, eski Federal Meclis Başkanı Prof. Dr. Rita Süssmuth, İsviçre Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın eski danışmanı Dr. Jeno Staehelin, İranlı yazar Said ve eski Turizm Bakanı Dr. Ahmet Tan

     image       Mutlu Demirdelen                         Dr.Şirin Ebadi                                       Seyit Torun                       Dr. Yaşar Bilgin

Tören öncesi Ordu Belediye başkanı Seyit Torun insan hakları savunucusu  2003  Nobel Ödüllü Şirin Ebadi'yi İbn-i Sina ödülü ve insan haklarına yaptığı çalışmalarından dolayı kutlayarak plaket ve Ordu spor kaşkolu ve bazı hediyeler verdi.

 Şeffaf Gazete.com  /ÖZEL HABER


DİĞER HABERLER

YAZARLAR

KONUK KOLTUĞU KONUK KOLTUĞU
 DEPREM DEĞİL RANT ÖLDÜRÜR -Özge Güneş
Mutlu Demirdelen Mutlu Demirdelen
 GRİP AŞISI KRİZİ ACİL ÇÖZÜLMELİ
Av. Remzi Kazmaz Av. Remzi Kazmaz
 KÜRESEL ISINMA VE KÜRESEL İSYAN
Süleyman Yıldız Süleyman  Yıldız
 AKLIM BOSNA'DA KALDI
Cansu Aksoy Cansu Aksoy
 FARKLILIKLARI İLE GÜNEY KORE
Engin Ertem Engin Ertem
 GÜVENLİ TATİL ROTASI 'KIBRIS ''

SİTE ANKET

''YILIN TARAFTARI '' HANGİ TAKIMIN TARAFTARIDIR OYUN KİME?







EN ÇOK OKUNANLAR