EKREM İMAMOĞLU HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu diploma davasında ilk kez hakim karşısına çıktı. İmamoğlu’nun üniversite arkadaşları da diploma davasının ilk duruşmasına katıldı. "Bu iddianameyi bir sonraki seçimde kendisini yeneceğimi bilen bir kişi yazdırdı. Bu davanın varlığı bile yüz karası bir durumdur," dedi.
12 Eylül 2025, 14:57
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 11 Eylül'de Çağlayan'da İstanbul Adliyesi'nde görülmesi gereken diploma davasının ilk duruşması, bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu duruşma salonunda başladdı.
İmamoğlu, üniversite diplomasının usulsüz olduğu iddiasıyla açılan ceza davasında bugün ilk kez Silivri'de hakim karşısında.
Savcılık, İmamoğlu hakkında "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep ediyor.
İddianamede; İmamoğlu hakkında "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemi ve Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması (siyasi yasak) talep ediliyor.
Salona alkışlar eşliğinde giren İmamoğlu savunmasında, "Bu iddianameyi bir sonraki seçimde kendisini yeneceğimi bilen bir kişi yazdırdı. Bu davanın varlığı bile yüz karası bir durumdur," dedi. İmamoğlu savunmasının devamında İstanbul'un yerel seçim sonuçlarını gösteren bir haritayı tutarak "Benim içeride olmamın nedeni ne biliyor musunuz? İşte bu tablo. İstanbul'da elde ettiğimiz bu tablonun yaydığı korku nedeniyle buradayım," dedi.

İmamoğlu , avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklu olduğunu hatırlattı. Bunun üzerine hâkim, Pehlivan'ın duruşmaya katılmasını isteyip istemediğini sordu. İmamoğlu, "Tabii ki katılsın o benim canım ciğerim" dedi. Pehlivan'ın duruşmaya katılmasında yasal bir engel olmadığını söyleyen hâkim, Mehmet Pehlivan'ın davaya katılmasını onayladı. Pehlivan, bulunduğu cezaevinden görüntülü olarak mahkeme salonuna bağlandı.
Duruşmayı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, görevden alınan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu'nun ailesi ve bazı baro başkanları takip ettiler ve İstanbul Üniversitesi'den arkadaşları da duruşmayı takip etti.

İmamoğlu ceketini çıkarıp kollarını sıvadı ve savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Bu iddianameyi bir sonraki seçimde kendisini yeneceğimi bilen bir kişi yazdırdı. Bu davanın varlığı bile yüz karası bir durumdur. 12 Eylül herkesin aklında darbeyi hatırlatır. Darbeyi destekleyenleri buradan en yüksek seviyede kınıyorum. Ülkemizin bu tür darbelerle yüz yüze gelmemesini diliyorum. Siyasi tarihimiz üzülerek ifade ediyorum ki nice davalarla doludur. Türkiye'de hak hukuk arayanlar ne yazıkki tarih boyunca muhattap olmuşlardır. Ona karşı 4 seçim kazandığımı ve sonraki seçimi kazanacağım bilindiği için bana bu davanın açıldığını da biliyorum. Tabii bu salondaki herkes siyasi tarihimize geçecek bu duruşmada izah edilemeyecek bir duruşma ile karşı karşıya olduğumuz biliyor. Elimin değdiği bir husus yok ama ben yargılanıyorum. İnsan bu davaya isim bulmakta zorlanıyor.
''Yüksek Seçim Kurulu'na üniversite diploması yalnızca Cumhurbaşkanlığı adaylığında veriliyor. İstanbul Üniversitesi'nin bu süreçte hiçbir yetkisi yok.''
İmamoğlu '' Benim üniversiteden arkadaşlarım geldi. Bazılarının tavla oynayacak arkadaşı yok benim futbol maçı yapacak arkadaşım burada.Bu davanın konusu tamamen saçmalıktır. İstanbul Üniversitesi görevi olmayan bir saçmalığa imza atması başka kurulda Hukuk Fakültesi'dnen kimsenin olmaması başka boyutta. Ben bu diplomaları her yerde kullanmışım. Yüksek Seçim Kurulu'nda kullanmam gerekeceği zaman zurna zırt dedi adeta."
''Ben bu davanın iki kere mağduruyum. Diplomam iptal edildi. Gençliğimin en önemli dönemler yok sayıldı. Gerçekten bunu tekrardan hatırlatıyorum; anacığımın ak sütü kadar temiz diplomamı. Kul hakkı yemekten çekinmeyen bir şebeke ile karşı karşıyayız. Bunu yapan, akıl tapunuzu, işinizi geçmişinizi bile elinizden alır. Millete, 86 milyona ait orası. Kaybetmekten korktuğu rekabetten kaçtığı için bu ülke zulüm çekiyor. Partimiz 23 Mart'ta ortaya koyduğu fikirle beraber beni cumhurbaşkanı adayı yaptılar. Sırf bu adaylığa erişemeyeyim diye beni içeri aldılar, aynı gün. Kaybımız 250 milyar dolar desek yanılmayız. Türkiye'de insanların yüzde 80'i adalete ve yargıya güvenmiyor inanmıyor. Siyasete alet edildiğini düşünüyor. Arkanızda adalet mülkün temelidir yazıyor. Milletin üçte ikiden fazlası devlete ve kurumlarına güvenmiyor.''
Adalet devletin en temel görevidir. Adalet olmazsa devlet olmaz.
''Devletin başına ne gelirse gelsin sizin töreniz kalırsa devletinizi yaşatabilirsiniz. Bizi ayakta tutan da töremizdir. Siz töreyi yani yasayı yani adaleti yerle bir ettiğinizde ülkeyi uçurumun kenarına sürersiniz. Hukukun olmadığı yerde devlet olamaz. 35 yıl önceki emeğim gitmiş. Bunun anlamı her şeyinizin gidebileceğidir."
''Sizlere gösterdiğim diplama iptal edilsin diye neredeyse ülke yokmuş gibi davranacak bu merciler. Benim dahil olduğum okul Kıbrıs'taki üniversite eğitiminin öncüsü olmuştur. Okuduğum bir arkadaşım da burada. 86-91 yılları arasında okumuş bu arkadaşım. İddianamede bu okulun 90 öncesinde olmadığını söylüyorsunuz. Ama bu arkadaşım diplomasını almışlar, Türkiye'de kullanabilirsin demişler. Ben de dilekçemde yazmışım, dilekçem de de çok güzel. Bu bana yöneltilen suçlamalar komik şeyler. Ben büyükelçilikten belge alıyorum. Bunu sahte olarak sunuyorsunuz. Oturma izniyle iki sene orada kalıyorum. Bir savcının çıkardığı olaya bak ya, Kıbrısı ve İstanbul Üniversitesi'ni tartışıyoruz. Ben karar verilmeden önce kararı veren kişiyi aradım. Telefonda o korku içindeki tiz sesini duydum. Ayıptır bu infaz yapılıyor burada. Yargısız infaz. Burada korku üretmeye çalışıyorlar. Bizi zannediyorlar ki zindanlarda susturabilirler. Ne kadar çok isteseler de susturamayacaklar."
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın duruşmaya katılmasını isteyip istemediğini soruldu. İmamoğlu, "Tabii ki katılsın o benim canım ciğerim" dedi.Avukat Pehlivan'ın duruşmaya katılmasında yasal bir engel olmadığını söyleyen hâkim davaya katılmasını onayladı.
Mehmet Pehlivan hâkimin onayının ardından görüntülü olarak duruşmaya bağlandı.Tutuklu Mehmet Pehlivan, uzaktan bağlantı yoluyla söz aldı.
"Öncelikle salonda bulunan tüm katılımcıları, meslektaşları ve tüm tutuklu avukatları selamlıyorum. Belki yargı tarihinde bir ilki yaşıyoruz. Tutuklu avukat olarak üzerimde cübbem bile olamdan müdafii olarak hazır edildim. Üzerimde cübbemin olmaması savunmadan geri duracağım düşünmesine neden olmamalı. Biz özgürlüğümüzden bile olabiliriz. Ben görevini yaparken tutuklanan bir avukat olarak burada bulunuyorum.
Benim tutuklu olarak karşınızda olmamın tutanaklara geçmesi gerekiyor. Bu durum adil yargılanma ilkelerinin çoğunun ihlali anlamına geliyor. Ben müvekkilim ile görüştürülmeden, salonda olmadan, üzerimde cübbem olmadan savunma yapmayı reddediyorum. Bir sonraki duruşmada gerekli şartların sağlanmasıyla salonda savunma yapmayı talep ediyorum." dedi