Güzel ülkemiz için yazıyoruz - KIBRIS'TA SİMON AYKUT KRİZİ DERİNLEŞTİ Şeffaf Gazete
http://www.seffafgazete.com/haberler/kibris/44047/kibrista-simon-aykut-krizi-derinlesti

 

KIBRIS'TA SİMON AYKUT KRİZİ DERİNLEŞTİ
KIBRIS'TA SİMON AYKUT KRİZİ DERİNLEŞTİ
Simon Aykut, bir yıldır Güney Kıbrıs merkezi cezaevinde ve hakkındaki Kuzey Kıbrıs inşaat sektörünü de adeta uçuruma iten iddialar ile ağır cezada tutuklu yargılanıyor.Simon Aykout'u yanlız bırakmayan ailesi, tutukluluğunun haksız ve siyasi saiklerle yapıldığını KKTC inşaat sektörünü durdurmak için rehin tutulduğunu iddia ediyor.Tutuklamalar arttıkça,tutukluluk süreçleri uzadıkça ve davalar devam ettikçe KKTC inşaat sektöründe gerilim yükseliyor.
29 Temmuz 2025, 19:59
 
Bir yıl önce İsrail seyahati için gittiği Güney Kıbrıs havalimanında tutuklanan ve hala hakkındaki suçlamalardan dolayı Rum kesimi cezaevinde bulunan Kuzey Kıbrıs'ın en büyük inşaat şirketi Afik Grup Başkanı 75 yaşındaki Simon Mistriel Aykut’un sağlık sebepleriyle tahliye edilme talebi Güney Kıbrıs mahkemesinde reddedildi.
 
Kıbrıslı Türk avukat Akan Kürşat ailesi ile gittiği İtalya'da tutuklandığı süreçten itibaren 'Kuzey'deki Rum Mülkleri' konusu çok yoğun gündeme gelmişti. Fakat asıl bomba KKTC'nin en büyük inşaat şirketi olan AFİK Group patronu Türkiye vatandaşı Simon Aykut'un tutuklanması ile zirveye çıkmıştı.
 
Kuzey Kıbrıs’taki 1974  öncesi terkedilen ,hala uluslararası tartışmalara ve hukuki sonuçlara sebep olan BM'nin tanıma kararı ile AB insan hakları mahkemelerince alınan kararlarca da tanınan Güney Kıbrıs hükümeti tarafından '' eski Rum mülklerini ele geçirerek üzerinde inşaat yaparak yabancılara satmakla suçlanan ,Simon Mistriel Aykut’un tutuklu yargılanmasına devam edildi.
image
Yaşını ve hastalık sorunlarını öne sürerek teminat ile tahliyesini isteyen Simon'un avukatlarına bir kez daha red cevabı geldi.
Güney Lefkoşa Ceza Mahkemesi Yargıçı Christiana Parpota, savunmanın Güney Kıbrıs'ta mevcut testlerin yetersiz olduğunu kanıtlayamadığını belirtti. 
 
Aykout'un avukatı, 75 yaşındaki tutuklu işadamının ciddi sağlık problemleri nedeniyle Güney Kıbrıs’ta yapılmadığını savundukları,çok önemli hayati tetkikler için Kıbrıs dışında tedavi olması gerektiğini belirterek,Kıbrıs'ta bulunmayan özel teşhis testlerine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.Tıbbi nedenlerle yurtdışına seyahat etmesine izin verilmesini mahkemeden talep etti.,bu doğrultuda tahliye talebinde bulundu. Ancak Güney Lefkoşa Ceza Mahkemesi bu iddiayı ikna edici bulmadı.
 
Güney Kıbrıs mahkemesi, İsrail asıllı Türk vatandaşı iş insanı Simon Aykout'un serbest bırakılması talebini yine reddederek, sağlık konusundaki şikayetlerin Güney Kıbrıs'ın tıbbi hizmetleri kapsamında  Aykut'un sağlık sorunlarını gidermede yeterli olduğuna karar vererek,tedavisinin tutuklu olarak devam etmesi yönünde tahliye talebini birkez daha geri çevirdi.
 
KKTC ve Türkiye vatandaşı olan Simon Aykut'un yakınlarına '' KKTC'ye inanmanın bedelini ödüyorum ,beni burada ölüme terkettiler '' dediği ve mahkemelerine hiçbir Kuzey Kıbrıslı iş örgütü veya siyasetçinin sivil vatandaş olarak dahi gelmemesinden yakındığı öğrenildi.
image
 
Simon Aykut, bir yıldır Güney Kıbrıs merkezi cezaevinde ve hakkındaki Kuzey Kıbrıs  inşaat sektörünü de adeta uçuruma iten iddialar ile ağır cezada yargılanıyor.
Mahkeme Aykut'u, Rumlara ait olduklarını savundukları Kuzey Kıbrıs'ın İskele ve Esentepe bölgelerindeki mülklere yasadışı el koyma suçlamasıyla yargılıyor.
 
Simon Aykout'u yanlız bırakmayan ailesi, tutukluluğunun haksız ve siyasi saiklerle yapıldığını,KKTC inşaat sektörünü durdurmak için rehin tutulduğunu iddia ediyor.
 
Tutuklamalar arttıkça,tutukluluk süreçleri uzadıkça ve davalar devam ettikçe KKTC inşaat sektöründe gerilim yükseliyor. 
Simon Aykut’un Kuzey'de kalan Rum arazileri üzerinde yaptığı inşaat projeleri nedeniyle,  Haziran 2024’te Güney Kıbrıs’ta tutuklanmasının hasarı büyüdükçe büyüyor.Tutuklamalar KKTC  inşaat sektöründe son bir yılda çok ciddi kriz yarattı ve sektörde gerilemeye yol açtı.
 
İki kadın Macar emlakçı da Kuzey Kıbrıs'ta konut satışlarına aracılık etmekten ceza alınca,dava hem Kıbrıs'ta,hem Türkiye'de ve yatırım yapan farklı ülke vatandaşları tarafından ilgi ve endişe ile takip ediliyor.
 
image
 
20 yıldır KKTC’de yaşayan Simon Aykut ve oğlu Jak Afik , Afik Group ve Dumika Construction şirketleri ile Kuzey Kıbrıs'ın İskele bölgesi başta olmak üzere Kıbrıs adasının birçok yerinde10.000'e yakın konut üretti. Afik Group'un KKTC'de hala binlerce dönüm konut arazisi stoğu bulunmakta. 
 
Kuzey Kıbrıs İskele bölgesindeki  '' Caesars '' adlı inşaat kompleksi adanın en büyük inşaat yatırımlarından biri olarak anılıyor ve cezavindeki Simon Aykut'un tapularını vermediği ve kimlere sattığı büyük ölçüde belli olmayan proje olarak biliniyor.
 
Dönem dönem konutlarının çoğunluğunu Rus,İran ve İsrailli yahudi vatandaşlara satıldığı iddia edilse de, Simon Aykut'un şirket kasasındaki binlerce satış sözleşmesinin kimlere ait olduğuKKTC devleti tarafından dahi bilinmiyor. 
 
KKTC'deki yasaların boşluğundan dolayı binlerce insan tapularını alamadıkları gibi parasını ödedikleri konutların arsaları uluslararası mahkemelerde tartışılmaya devam ediyor. Bu kriz sürecinin devam etmesi halinde, sürecin onbinlerce konut maduru yaratacağı kaçınılmaz görülüyor. 
 
image
 
Simon Aykout'n da sattığı binlerce konutun hala tapularının verilmediği biliniyor.
Bunu önemli bir avantaja dönüştürmek isteyen Güney Kıbrıs hükümeti ,Simon Aykout'u bırakmadığı gibi,yeni tutuklamalarla  Kuzey Kıbrıs inşaat sektöründeki krizi tırmandırma stratejisi ile hareket ediyor.
 
75 yaşındaki Simon Aykut'un iki oğlu ile uzun yıllar süren, adanın Türk kesiminde orjinal tapuları rumlara ait arazilerin bir plan dahilinde ele geçirilmesi, üzerine inşaatlar yapılması ve bunların özellikle Kıbrıs dışındaki kişilere satılması  ile ilgili ciddi suçlamalarla karşı karşıya. 
 
Simon Aykut, Kuzey Kıbrıs'ta rum hükümetinin KKTC'deki inşaat yapan ve satanlara karşı başlattığı tutuklamalar zincirinin ilk halkalarından.
İzmir Bergama doğumlu Türk vatandaşı olan,İsrail vatandaşlığı da bulunan Simon Aykut, KKTC'nin en büyük hacimli inşaat şirketi  Afik Group kurucusu.Kuzey Kıbrıs'ta tahsis ve eşdeğer koçanlı araziler üzerinde geliştirdikleri dev Caesar projelerindeki satışlarıyla ilgili,uluslararası boyutu olan yüksek profilli bir ceza davasının merkezinde yer alıyor. 
 
Satışların Kıbrıs Rum kesimine ait toprakların hukuka aykırı olarak edinildiği iddialarını reddeden Simon Aykut'un savunmasında, bu tür iddiaların iftira niteliğinde ve asılsız olduğu yer alıyor.Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu belirten Aykut, İsrail'de herhangi bir iş yapmadığını,Kuzey Kıbrıs'ta yaptığı işin legal ticaret olduğunu savunuyor. 
 
image
 
Simon Aykut'un tutukluluğunun uzadığı süreçte İsrail,ABD ve KKTC'de çeşitli ses getiren eylemler yapıldı.
Aykut'un ailesi tutuklu yargılanmaya karşı Güney Kıbrıs hükümetiyle mücadelesini kelimenin tam anlamıyla farklı ülkelerde caddelere meydanlara taşıdı.Bu eylemlerde Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'e karşı cesur suçlamaların yer aldığı dev reklam panoları asıldı , araçların giydirilmesi ile caddelerde sloganlı pankartlar taşındı.
 
image
 
Bu panolarda, Kıbrıs adasının İsrailliler için güvenli olmadığı belirtildi ve bir yıldır Kıbrıs'ta tutuklu bulunan 75 yaşındaki Simon Aykut için adalet talep edildi.
Afik Group'un firari olan  yöneticisi Simon Aykut’un oğlu Jack Afik Aykut’un da Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yahudilere BM genel sekreteri António Guterres ile görüşme yaptığı sırada Rum Cumhurbaşkanı Hristodulidis’i boykot etmeleri çağrısında bulundu.
 
SİMON AYKUT'UN TUTUKLANMASINDAN SONRA KIBRIS'TA NELER OLDU ?
Güney Kıbrıs, ''AİHM'' Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını ve 2000’lerden beri süren “mülk sahipliği hakları” davalarını son 2 yılda oldukça sertleştirdi.
 
Simon Aykout'un tutuklandığı Haziran 2024 itibarıyla Kuzey Kıbrıs inşaat sektöründe satışlar ani olarak düşüş trendine girdi. Süreç uzadıkça birçok proje yarım kaldı yada inşaat yapımları çok yavaşladı. Birçok yatırımcı projelerini iptal ederek adadan çekildi. Sektöre belirsizlik hâkim oldu.
 
image
 
KKTC’de faaliyet gösteren birçok yabancı özellikle İsrailli ve Rus asıllı yatırımcı firmalar, projelerini ya durdurdu ya da devretmeye başladı.Karpaz MarinaGate sahibi İsrailli firma marina yatırımını kiraya vererek adadan ayrıldı.
 
Kıbrıs inşaat sektördeki paydaşlar, emlak piyasasının “felç olduğunu”, projelerin ve satışların durduğunu, fiyatların düşme trendine girdiğini ve iş gücü çıkışlarının yaşandığını vurguladılar. Problemler birçok inşaat şirketi yetkilisine uzandı ,Rum kesimi geniş bir uluslararası tutuklama listesi ile KKTC inşaat sektörü patronlarına adaya adeta hapsetti.
 
                image
Özellikle İskele ,Esentepe,Geçitkale,Tatlısu gibi “eski Rum mülkü” kabul edilen bölgelerde, inşaat yapma projesi olanlara karşı “uluslararası yakalama kararları” çıktı. Mülk suçlaması ile ilgili Listenin genişlediği ve tutuklamaların hala gündemdeki yerini koruduğu , adanın birinci gündem maddesi olma halinin devam ettiği konuşuluyor.
 
Tutuklamalar artar, yeni davalar açılırsa Uluslararası yatırımcıların adadan tamamen çekileceği olası görülüyor.
2025 sonunda %50’ye yakın satış kaybı yaşanabileceği ve birçok inşaat projesinin yarım kalma riskinin daha da büyüyeceği öngörülüyor.Bu süreçte Avrupalı,Rus ve İran pazarında kan kaybeden sektörün hedefi artık Türkiye. Artık reklamlar,tanıtım çalışmaları ve yeni satış kanalları için Türk yatırımcıya yakın olma adına ofisler açılmaya başlandı.
 
KKTC sorununu bilmeyen bir topluluğa , Türkiye'deki yüzlerce ofisleri aracılığı ile yürütülen agresif pazarlama stratejisi belli bir satış baremi yaratsa da ,tapusu uluslararası sorunlu yapılar herkesin başını belaya sokacak şekilde  pazarlanıyor.
 
Hukuki belirsizlik, tapu güvensizliği,denetimsiz altyapısı zayıf inşaat projeleri,Rum tarafının tutuklama ve yaptırımları,AB ve AİHM kararları ile gelen baskılar  sektörün en önemli sorunları olarak dikkat çekiyor.
 
Tüm bu kaos ortamında İskele bölgesinde hala belli guruplar tarafından gözleri kararmış durumda eski Rum mülkü kabul edilen tahsisli araziler üzerinde projeler yapılmaya çalışılıyor. Bu bölgeler Güney Kıbrıs tarafından özellikle izleniyor ve raporlanıyor.
 
 Mutlu Demirdelen / Şeffaf Gazete