Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
93 YIL SONRA 2.MUSUL KONGRESİ
93 YIL SONRA 2.MUSUL KONGRESİ
İlki 19 Mayıs 1924'te, Musul meselesi ve Türkiye ile Irak arasındaki sınırın çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye ile İngiltere arasında gerçekleştirilen Haliç Konferansı'nın ikincisi, Garbiyat Enstütüsü tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlendi.
27 Eylül 2017, 14:55
 
Haliç’te 93 yıl sonra yeniden Musul konuşuldu
 
1924 Yılında Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve sonuçsuz kalan ‘Musul’ toplantısının 2.’si tam 93 yıl sonra Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı. 
 
Garbiyat Enstitüsü Kurucu Başkanı Dr. Yalçın Koçak’ın, Garbiyat Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ertan Özyiğit’in organizasyonu ile gerçekleştirilen 2. Musul Kongresi’nin moderatörlüğünü ise eski Devlet Bakanı Doç. Dr. Yüksel Yalova yaptı. 
 
Toplantıda bir konuşma yapan Garbiyat Enstitüsü Kurucu Başkanı ve eski Milletvekili Dr. Yalçın Koçak “Bu çoğrafya Misak-i Millidir. Musul vilayeti kurulan Irak Krallığına şartlı bağlanmıştır. Bölgenin toprak sahiplerinin; İnsani, İçtimai, Mülkiyet, Hürriyet ve İdari özerklik hakları gasp edilmiştir. İnsanlarımızın Kayıp hakları hukukunun takipçisi olmak gibi bir sorumluluğumuz ve garantörlük hakkımız vardır” dedi.
 
          image
 
Bin Yıllık ahtı bozmak üzeresiniz
 
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Ey Kürtler, bugün sözde 100 yıllık bir halüsilasyon adına, bin yıllık misakı, bin yıllık anlaşmayı, bin yıllık ahtı bozmak üzeresiniz. Beraber yaşadığınız Türkler, Türkmenler, Araplar, Ezidilerden, bir maceraperestin siyasi ihtirasları uğruna ayrılmaktasınız. Onlara sırtınızı dönmektesiniz. Bu dönüş sadece ve sadece küçük bir aile kavgası olmayacak. Maalesef Kürtleri ateşe sürükleyecektir. Ey Kürtler, bu maceranın peşinden giderseniz, dünyada cehenneminizi yaratmaktasınız. Biz bunu istemiyoruz. Biz burada Haliç Konferansı'ndan şu mesajı vermek istiyoruz: Kürtler barış ve güven içerisinde hak ettikleri şekilde yaşamaya devam etmeliler. Onları o tehlikeye, ateşe atan zihniyetin karşısında durmak gerekir ki kendileri bu cehennemden kurtulsunlar. Bu bir tehdit değildir. Bu bir milliyetçi refleks de değildir. Bu, doğrudan doğruya bin yıllık genetik kültürümüzün talebidir, arzusudur ve onları uyarmak, bizim kardeşlik borcumuzdur. Vicdani borcumuzdur." 
 
image
 
Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Danışmanı Habib Hürmüzlü da yaptığı konuşmada referandum kararının Kürt parlamentosunda alelacele alındığını, hatta karar alınırken meclis üyelerinin neredeyse yarısının salonda bulunmadığını anlattı.
 
Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkan Danışmanı Murat Güztoklusu, 1922 yılında Süleymaniye'de Türkiye'ye bağlı bölgesel yönetim kurulmasının önünü açan "Süleymaniye Kongresi" toplandığından bahsederek, "Türkiye'nin yapması gereken, Süleymaniye Kongresi kararlarının bırakıldığı yerden devam ettirilmesidir. Bu, hem bölge Kürtleri için hem bölgedeki Türkmenler için, hem de Türkiye'nin tamamı için en hayırlı gelişmedir." dedi.
 
image
 
Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur ise referandumun, fiili bağımsızlık denemesi hüsrana uğrayan Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin, bunun siyasi sonuçlarını bağımsızlık iddiasıyla örtme gayreti olduğunu savundu.
 
Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, hem Ankara Anlaşması hem de Lahey Adalet Divanı kararlarına göre Musul'un Türkiye'ye verilmesi gerektiğini söyledi. Kuzey Irak'taki referandum konusunda da hala geri adım atılma ihtimali olduğunu değerlendiren Sofuoğlu, "Geri adım atılmazsa bölgeyi kan bürüyecek. Türklerin, Kürtlerin, Arapların savaştığı, Batılıların seyrettiği bir ortamla karşı karşıya geleceğiz. Ama asla ve asla burada bağımsız bir devlet olamayacak." dedi. Sofuoğlu, ABD ve İngiltere'nin referandum konusunda Türkiye, Rusya ve İran'ın kesin tavrının ardından geri adım attığını, Türkiye'nin bölgedeki bu kararlı tutumunu sürdürmesi gerektiğini kaydetti.
 
image
 
Gazi Mustafa Kemal’in “Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya’yı, Türkiye hudutları içine katacağım” sözlerini nakleden Garbiyat Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ertan Özyiğit, Irak’ın toprak bütünlüğünün yapılacak referandumla bozulması takdirinde, Misak-ı Milli sınırları içinde bulunan Musul vilayetinin (Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye) Ankara Antlaşmasına göre Türkiye’ye bağlanması hakkımızın saklı olduğunu, Mustafa Kemal’in öngörüsündeki gibi, bölgedeki huzurun ve dengenin Türkiye’nin liderliği ile sağlanacağını ifade etti.
 
Şeffaf Gazete.com
 

DİĞER HABERLER

YAZARLAR

Prf Dr Ata Atun Prf Dr Ata Atun
 ORTAK DEVLET VE RUMLAR
Nurullah Aydın Nurullah  Aydın
 OLİGARŞİ, DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ
Yalçın Koçak Yalçın  Koçak
 DİJİTAL DÖNÜŞÜM
KONUK KOLTUĞU KONUK KOLTUĞU
 BÜYÜKELÇİ'DEN BURUK VEDA - Murat Yetgin
Merve Sarı Merve  Sarı
 HAYATI NASIL OKUMALIYIZ ?
Mutlu Demirdelen Mutlu Demirdelen
 KIBRIS RUM KESİMİNE GİRDİM

SİTE ANKET

DÜNYA'DAKİ EN İYİ TÜRK FUTBOLCUSU KİM ?











EN ÇOK OKUNANLAR