Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKDENİZ'İN TATİL ROTASI MALTA
AKDENİZ'İN TATİL ROTASI MALTA
Malta tarih derslerinde Malta Şövalyeleri vasıtasıyla adını sıkça duyduğumuz ama hakkında çok az şey bildiğimiz küçük bir Akdeniz ülkesi. Son yıllarda İngilizce öğrenimi için gelen uluslararası öğrencilere ve dünyaca ünlü Game of Thrones dizisinin bazı platolarına ev sahipliği yapması sayesinde popülerliğini oldukça arttıran Malta, turistler tarafından da sıklıkla tercih edilir hale geldi.
21 Mayıs 2019, 12:37
 
Malta Turizm Ofisi Türk Seyahat acentaları için geçtiğimiz günlerde Malta’ya özel tanıtım gezisi hazırladı. Bu gezide Malta’nın klasik bilinenlerinin yanısıra müzeleri, gizli tapınakları, gastronomisi ve gece hayatı tanıtıldı.
 
image
 
Akdeniz'in en önemli turizm merkezlerinden olan Malta Adası M.Ö. 5900 yılından bu yana insanların yaşadığı bir ülke.
 
Akdeniz’in ortasındaki konumu tarih boyunca bir deniz üssü olarak stratejik önem taşıdı ve Fenikeliler, Kartacalılar, Romalılar, Yunanlar, Bizanslar, Araplar, Normandiyalılar, Sicilyalılar, İspanyollar, St. John Şövalyeleri, Fransızlar, İngilizler tarafından işgal edilip yönetildi. Bütün bu güçler, ülkenin antik kültürü üzerinde etkiler bıraktılar. Özellikle şövalyeler ve şövalyelik ülke tarihi ve kültüründe önemli bir yere sahip.
 
Ülke 1815 yılında İngiliz sömürgesi haline geldi ve İngiltere Akdeniz Donanması gemileri için önemli bir liman ve merkez olarak hizmet verdi. II. Dünya Savaşı sırasında Müttefikler için önemli bir rol oynadı. İngiltere Parlamentosu 1964 yılında Malta’nın bağımsızlığını kabul etti Kraliçe II. Elizabeth’i ülkenin kraliçesi ve devlet başkanı olarak atadı. Ülke 1974 yılında cumhuriyet haline geldi. Avrupa Birliği üyesi ve avro kullanıyor.
 
image
 
Sıcak havası, eğlence ve dinlenme alanları, mimari ve tarihi anıtlarıyla Malta gezi ve tur için ideal bir turizm merkezi. Üç adet UNESCO Dünya Mirası Alanına sahip; Hal-Saflieni Katakompu, Valletta ve dünyanın ayakta kalan en eski yapılarından 
 
Malta şehirleri küçük olmasına rağmen tarihi ve turistik açıdan son derece zengin gezilecek yerler ile dolu.
 
Başkent Valetta tarihi olmanın yanında canlı ve modern de; müzeler, alışveriş yerleri, kültür merkezleri ile dolu. Hospitaller Şövalyeleri tarafından inşa edilen St John’s Co-Cathedral, şapelleri, Caravaggio resimleri, duvar halıları ve kutsal emanetleriyle bir Malta gezi planı için mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelmekte.
 
image
 
Cottonera – (Üç Şehirler) – Tarihi kentler Birgu (Vittoriosa), Isla (Senglea) ve Bormla (Cospicua). Büyük Osmanlı Kuşatmasına karşı savaşılıp kazanılan yer.
 
Marsaxlokk – Adanın güneyindeki balıkçı köyü.
Mdina – Malta Adası’nın ortasında, manzaralı eski başkent.
Mgarr – Kuzeybatıdaki kırsal köy.
Rabat – Çok sayıda tarihi eser var.
St. Julian’s – Tur botları kalkıyor.
Sliema – Başkentin  kuzeyinde, alışveriş yerleri ve sahil yürüyüş yolu ile meşhur şehir.
Victoria – Gozo’nun başkenti.
 
image
 
Akdeniz’in tam kalbinde neredeyse hiç kış mevsiminin yaşanmadığı Malta’da, özellikle tarihi,faklı mutfağı deniz kum güneşi ile cazip  bir ülke
 
Malta’ya bir seyahat planlıyor iseniz bilindiği üzere ülke 2004 yılından beri Avrupa Birliği üye ülkelerinden biri olduğu için, ülkeye giriş yapmak için öncelikle Schengen Malta vizesi gerekiyor. 
 
Malta’da para birimi olarak euro kullanılıyor ve bu küçük ada ülkesi diğer avrupa birliği ülkelerine kıyasla daha ucuz olduğu aşikar. Hele ki deniz tatili için de gidiyorsanız bulunmaz bir hint kumaşı adeta.
 
image
 
Malta  sadece hafta sonu geçirilebilecek yakın bir Avrupa ülkesi değil, sanat eserleri ve mimarisi ile de Türk Turistleri cezbedici özelliklere sahip bir ülke.
 
Örneğin, Milattan önce 3600-3200 yılları arasında kurulmuş şehirler olan Ħaġar Qim Temples ve Ġgantija Temples. St. Paul’s Catacombs yani yer altı mezarları, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Valetta Şehir Müzesi, içinde Mattia Preti ve Caravaggio eserlerinin bulunduğu St. John’s Co-Cathedral’i, eski dönem reçeteleri ile muhteşem yemekler yediğimiz Deniz Müzesi
 
Malta’yı tanımaya dilleri ile başlayalım. Semitik bir dil. Tunus Arapçasına çok yakın. Ancak içerisinde Türkçe dahil birçok dilden kelimeler barındırıyor. Nedeni malum. Ülke, yüzyıllar boyu Türklerin, Arapların, İtalyanların, İspanyolların ve İngilizlerin etkisi altında kalmış.
 
image
 
Avrupa kıtasının en güneyinde İtalya ile Tunus ülkeleri arasında bulunan Güney Avrupa’nın ve Akdeniz’in saklı kalmış cenneti Malta, her biri ayrı güzellikte olan takımadalara (Malta, Gozo ve Comino adası) sahip bir ada ülkesi.
 
Bu sıcak ülkenin en büyük geçim kaynaklarının başında turizm ve dil eğitimi olduğundan dolayı ülkenin yarım milyon olan nüfusu, özellikle yüksek sezonlarda ikiye üçe katlanabiliyor.
 
image
 
Malta bir Schengen ülkesi ama halkı görünüm ve yaşam biçimi olarak kesinlikle Avrupalı değil. Tipik Akdenizliler. Esmerler, işleri, yürüyüşleri, yemek yemeleri yavaş, elleri ağır. Ama çok sempatikler, güleryüzlü ve yardımseverler.
 
Şehir merkezinde yürüyerek gezmek mümkün fakat şehir merkezine uzak turistik yerlere, gelişmiş otobüs ağıyla rahatlıkla ulaşabilirsiniz.Şehirdeki ulaşım tamamiyle otobüs ve taksilerle sağlanıyor. Sadece adalar arasındaki geçişler vapurla yapılıyor.
 
Malta’daki otobüs bileti fiyatları mevsime göre değişiyor. Kışın tek bilet 1,5 euro iken yazın 2 euro oluyor. Akşam biletlerinin de 3 euro olduğunu da söylemekte fayda var. Eğer uzun süreli seyahat yapacaksanız otobüs merkezlerinden ya da turist bilgi masalarından bir hafta boyunca geçerli olan 21 euroya limitsiz toplu taşıma kartı alabilirsiniz.
 
image
 
Caddelere çıktığınızda ara sokaklar dahil her yer cafe ve restoran dolu. Bir an “acaba bunların evlerinde mutfak yok mu” hissine malta kapılıyorsunuz.
 
Yemekleri gerçekten çok lezziz ve makul fiyatlı. Deniz Ürünleri, özellikle Tavşan Yahnisi muhteşem. Sabah kahvaltısında bile Tavşan – Fenek biz zalza yiyebilirim. Peki, başka ne yenir?
Malta’nın şövalyelerinin çorbası bolca sarımsak, baharat, domates ve balık içeren Aljotta, Soppa tal-armla yani Dul çorbası, Bragioli, sığır etinin yuvarlatılmış hali, Vejetaryanlar için ise Kapunata; içerisinde domates, zeytin, fesleğen, küp doğranmış yumurta, kapya ve kabak var. Malta Eriğini hepimiz biliyoruz. Ama gerçek vatanının Çin olduğunu burada öğrendim. Denizciler bunu ilk Malta’ya getirmiş, biz Türkler de Malta’dan almışız. Öküz Gözü derler ona burada. Bizim bildiğimiz Yeşil Erik ise Malta’da bulunmaz.
 
image
 
Malta'nın Valetta'dan önceki başkenti Mdina
 
Şehrin tarihi yapısına tanıklık etmek için Mdina eski şehrinde bolca vakit geçirmenizi tavsiye ederiz. Geçmiş dönemlerin en güzel izlerini burada görüyor olacaksınız.
 
Mdina Ortaçağ ve barok mimarisi karışımıyla Avrupa'nın en güzel antik sur şehri olarak biliniyor. Tarihi M.Ö. 4000'lere kadar uzanıyormuş. Ortaçağ'da burada soylular yaşarmış o dönemde adı Soylular Şehri anamına gelen Citta Notabile imiş. Malta'nın tam merkezinde tepeye kurulu olan şehir adanın tamamına hakim bir konumda. Eskiden Rabat ve Mdina aynı surların içindeymiş, adanın Arap hakimiyeti sırasında iki şehiri birbirinden ayırmışlar.
 
Labirenti andıran dar sokakları var Mdina'nın. Dar sokaklar minik meydanlara çıkıyor. Şehir adeta bir açık hava müzesi gibi. Her ev her sokak ayrı bir güzel. Mdina'ya dışarıdan araçların girmesi yasak zaten bu yüzden sessiz şehir anlamına gelen Cilent City deniyor. 
 
image
 
Trafikle yaşamaya o kadar alışmışız ki daha kapıdan geçer geçmez şehrin sessizliğiyle tuhaf bir duygu kaplıyor içimi. Sanki terkedilmiş bir şehiri geziyoruz gibi. Arada bir şehri gezen turislerden gelen bir ses yada sokaktan geçen bir faytonla bozuluyor şehrin sessizliği. 
 
Malta'da pek çok yerde olduğu gibi Mdina'da da kapılar ve panjurlar renga renk ve çoğu kapalı. İnsan o renkli görünümün ardındaki yaşamları merak ediyor doğrusu. Ve işte Malta'nın klasik kapı kolları... Burada en güzel örneklerini görmek mümkün.
 
image
 
Mdina'da Malta'nın ünlü camlarının satıldığı dükkanları, St. Paul Katedralini ve Malta tarihinin anlatıldığı Malta Experience görülebilir. 
 
 
Başkent Valetta ve diğer kıyı şehirlerinin hepsi birer Kale görünümündeler. Hatta Valetta Kale içinde kale. Ve tüm bu önlemler Türklere karşı yapılmış, dikilmiş, inşa edilmiş. Tıpkı Akdeniz’deki diğer ülkeler hatta Avusturyalılar gibi dini bayramları hariç tüm bayramları Türklere karşı kazandıkları savaşlar adına. Türklerin korkusundan deniz kenarında yaşamamışlar senelerce. Ancak deniz ticareti gelişince kıyılara inmişler.
 
Aylık ortalama maaşları 850 Euro. Ev fiyatları “ev satın alana vatandaşlık malta 3 resim.jpgpromosyonu” ile beraber tavan yapmış.
 
Gelirlerinin %50’si Turizm. Daha sonra burada bulunan dil okulları ve üniversiteler için gelen yabancı öğrenciler ülkeye para kazandırıyorlar. Çok az tarım, balık ve hayvancılık var. Ne var ne yok ithal ediyorlar. Nedendir bilinmez ancak Türkiye’ye ve Türklere sempatileri büyük.
 
image
 
Akdeniz ikliminin verdiği sıcakkanlılıkla, şehirdeki insanlarla rahatça ve kolay bir şekilde iletişim kurabilmeniz. Ülke içinde seyahat ederken en büyük avantajlardan birisi, ülkenin ana dilinin ingilizce olması.
 
Malta’da çok fazla genç ve öğrenci bulunmasının nedeni birçok ingilizce Malta dil okulları programlarından kaynaklanıyor. Türkiye’den bile bir çok öğrenci “Malta’da dil eğitimi” için bu güzel ülkeyi tercih ediyor.
 
Askerlik mecburi değil. Maaşlı ve göstermelik. 2.000 Askerleri var. Onlar da ağırlıklı olarak sahil koruma yapıyorlar. Eğitim, Orta okulun sonuna kadar mecburi, eğitim üniversiteye kadar ücretsiz ve eşit. Nüfus 450.000 kişi civarında, yani Şişli-Fulya’nın yarısı.
 
image
 
Malta Cumhuriyeti, Orta Akdeniz’de yer alan, Sicilya’nın güneyindeki bir adalar devleti. Malta takımadaları 3 büyük, 2 küçük adadan oluşuyor. Büyükleri: Malta, Gozo ve Comino. Takımadalar arasında en büyüğü olan Malta 237 km², Gozo 68 km² ve Comino 2 km² yüzölçümüne sahip.
 
Ülke, çok iyi Scuba yani Dalış Sporu şartlarına sahip. Akdenizin en temiz denizi Malta’da. Burada Akdeniz’de yaşayan tüm canlıları ve elbette hiç bir yerde göremeyeceğimiz kadar “gerçek batık” görebilirsiniz. Çünkü bir çok ülke Scubaları çekmek için denize Uçak, Gemi, Denizaltı ne bulurlarsa batırırlar. Malta bir ada ülkesi olmasına rağmen adadaki kum plaj sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
 
image
 
Ülkede tabi eğitim için dünyanın birçok ülkesinden gelen binlerce öğrenci olunca gece hayatı da muhteşem oluyor.
 
Gece kulüplerine girmek için ne dam sorunu var ne de ücret ödeme sorunu. Mekan çalışanları sizi kapıda içeri almaya ikna ederken ücretsiz içecekler bile sunuyorlar. St. Julians, gece hayatının en hareketli geçtiği yerlerin başında geliyor. St. Julians’ın çok sayıda restoran ve gece kulüplerinin bir arada bulunduğu bölgesi ise Paceville. 
 
Malta nın başkenti Valletta’nın Republic street ve Merchants street bölgesini,Sliema bölgesinin Tower Road ve Bisazza street bölgesini,Tatil beldeleri olan Bugibba ve St. Paul’s Bay’de ise Malta Gozo adasının Victoria bölgesini gezmek tercih edebilirsiniz.
 
image
 
Muhteşem yemeklerin tadına bakmak için, Tarihi günümüzde yaşamak için, Dalmak için, Eğlenmek için Malta 
 
Malta’da ne yenir? diye düşünüyorsanız eğer gerçekten çok fazla farklılık yaratan yemek kültürleri mevcuttur. Farklı kültürlerden insanların bir arada yaşadığı Akdeniz’deki bu ada ülkesinde, Akdeniz mutfağından tutunda, İtalyan mutfağına, Ortadoğu mutfağına kadar her türlü yemek çeşidini ve restoranı bir arada bulabilirsiniz.
 
Malta’da, damak zevkinize göre çok fazla tercih edebileceğiniz restoran var. Ayrıca, ada ülkesi olmasından dolayı Malta yemekleri daha çok deniz ürünlerinden oluşmaktadır. Dipnot olarak tekrar geçmek gerekirse gece hayatı için Peaceville bölgesini şiddetle tavsiye ediyorum.
 
image
 
Aşağıda Malta’da en çok tercih edilen cafeleri.
 
Malta’daki Kahve ve Kahvaltı Dükkanları; Fontanella Tea Garden, Giacomo’s, Paparazzi, Cafe Jubilee, Mint, Caffe Berry, Santa Lucia Cafeteria, Chequers Creperie, Waterbiscuits
 
Malta’daki Restaurantlar, Publar ve Gece Hayatı Mekanları; Hard Rock Cafe, Trabuxu, The Avenue, Rubino, Wigi’s, Maltese Mama, Legligin, Footloose, Tiffany Champagne Bar, Hush Lounge Bar, Hugo’s Terrace Bar, Fuego
 
Şarap Festivalleri
 
Yaz mevsiminde ikisi Valletta, biri Qormi’de üç şarap festivali etkinliği yapılıyor ve Malta şarapları ucuza tadılabiliyor. Qormi’de Eylül ve Delicata’da Auğustosta yapılan şarap festivallerinde 12 avroya bir bardak satın alıp istediğiniz kadar içebiliyorsunuz. Marsovine’de Temmuzda düzenlenen festivalde ise bir bardak ve 14 jetonu 10 avroya satıyorlar. Ta’ Qali’deyse (Temmuz-Ağustos) bira festivali kutlanıyor.
 
image
 
Malta Akdeniz Folk Müzik Festivali
Haziranda 3 gün süren Akdeniz Folk Müzik Festivali, ghana adlı geleneksel Malta folk şarkıları, şarkı sözü yazarları, folk müzik grupları, komşu Akdeniz ülkelerinden konuk folk müzisyenleri, geleneksel müzik aleti atölyeleri, çocuklar için etkinlikler, geleneksel Malta yemekleri ile Floriana’daki Argotti Botanik Bahçelerinde harika bir etkinlik sunuyor.
 
Malta Caz Festivali
Temmuz ortasında başlayıp altı gün süren caz festivali adaya uluslararası caz dünyasının yıldızlarını çekiyor ve yetenekli yerel sanatçılarla bir araya getiriyor. Büyük Liman’daki tarihi Ta’ Liesse rıhtımında kurulan harika sahne, unutulmaz bir deneyim sunuyor.
 
Sanat Festivali
Yerel ve yabancı sanatçıların en kaliteli tiyatro, müzik, dans performansları ve çeşitli sanat gösterileri Temmuzda. Başkentin değişik mekanlarında ortak performanslar ve atölyeler gerçekleştiriliyor.
 
Notte Bianca
Ekim ayında Valletta’da gece boyu süren kültür ve sanat etkinliklerinde kentte parlak ışıklar altında devlet sarayları, tarihi binalar ve müzeler halka ücretsiz açılıyor. Lokanta ve kafeler de gece açık kalıyor.
 
Isle of MTV Konseri
Floriana Fosos meydanında Haziranda Avrupa’nın en büyük ücretsiz açık hava konseri gerçekleştiriliyor. Dünyaca ünlü sanatçıları elli binden fazla kişi izliyor.
 
Farsons Bira Festivali
Temmuz sonu başlayıp Ağustosun başlarında sona eren, Cisk ve Blue Label Ale biralarının üreticisi Farsons Brewery tarafından düzenlenen bira festivalinde konserler oluyor.
 
Türk Şehitliği
 
Başkentin güneyinde, Marsa’daki Türk Şehitliği veya tabelasındaki adıyla Türk Askeri Mezarlığı, 1874 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Mimar Emanuele Luigi Galizia’ya yaptırıldı, I. Dünya Savaşı’nda adadaki Müslüman birliklerin komutanı olan Eşref Bey tarafından savaştan sonra 1920 yılında onarıldı. 1565 yılında Osmanlı kuşatması sırasında ölen Turgut Reis ve askerleri burada yatıyor. Şehitliğin önündeki otobüs durağının adı Ottoman.

Şeffaf Gazete.com


DİĞER HABERLER

YAZARLAR

KONUK KOLTUĞU KONUK KOLTUĞU
 KAZDAĞLARI RANT GERÇEĞİ -İsmail Ören
Nurullah Aydın Nurullah  Aydın
 SAĞLIKLI GÜÇLÜ TOPLUM
Mutlu Demirdelen Mutlu Demirdelen
 BAŞBAKAN TATAR'A İTİBAR SUİKASTI

SİTE ANKET

HANGİ TAKIMI TUTUYORSUNUZ







EN ÇOK OKUNANLAR