İtalya'da düzenlenen bir yarışmaya hazırlık , yeni projeler , yeni girişimler ve yeni koleksiyon hazırlıgı derkenköşem de yazmayalı uzun bir zaman oldu.
Yeniden ipleri elime alıyorum :)
Dönem dönem bana gelip giden bir düşüncemden bahsederek, tekstilde ki cehalet hakkında biraz veryansın etmek istiyorum.
Düşünüyorum bazen ''ne buldum tekstil sektöründe? , neden babamın yanında mimar olmayı tercih etmedim? '' diye,
dönem dönem beynimi kurcalıyor evet itiraf ediyorum.
Aslında sorumun cevabı belli Moda'da Aşk'ı buldum ama Sıkıldım!
Neden mi???
İpini koparanın bu sektöre doluşmasından...
Her egitimsiz insanın kendine bu sektörde bir pay çıkarmasından...
Bu insanların sektörde yarattıgı kargaşa içinde bogulmaktan...
Her parası olanın , istedigi işi yapma lüksü oldugunu düşünen beyinciklerden...
Maddiyatı düşünerek sektörü mahveden bilinçsizlikten...
Her iyi giyinenin tasarımcı kabul edilişinden...
Her medyatik ismin sırf popularıtesi için kendi işi dururken moda pastasına parmak sokmasından...
Görüldügü gibi bunun sonu yok...
Bu sektörde bir yerlere gelmek için yeteneginizin olmasına gerek yok.Çünkü hepimiz modacıyız hepimiz bişi, bişi , bişi işte...
Moda kötü emellere alet edilmemeli !
Sırf arkadaş çevresine hava olsun diye moda evi açan zihniyetler tanıyorum.Sahiden ;)
Hepimiz el birligi ile mahvettik bu sektörü.
Şimdilerde;önümüzde ki yıllarda seçilmemesi gereken meslekler arasında gösteriliyor.
Emegi geçenleri alkışlıyorum.Moda ile bogulun emi :)
Moda da Aşk'a yer var ... Sahte uniformalara degil !
Yaratıcı beyinlere yer var ...Giyinip kuşanıp oturan biblolara degil !
Hayatta birine verilmiş en büyük cezadır ne istedigini bilememe hali ! Üzülüyorum sektörden sektöre kendini ispatlama turuna çıkan insanlara.
Sevgiler,
Ayse SARIKAYA