İnsanlar dans gecelerine dans etmek için giderler.. Amaçları dans etmektir.. Dans gecelerinde illa aktif olup dans etmek şart değildir tabi.. İsteyen dans edenleri izleyerek pasif de eğlenebilir.. Hatta sadece müzik dinleyerek de keyfine bakabilir. Tek başına veya manga başlarıyla gitseler bile bu değişmez. Gecenin başrol oyuncusu, esas kızı ya da esas erkeği “danstır” o an.
Ben ne mi diyorum ?
Canın sıkkın olabilir, sevgilinden ayrılmış ya da köpeğini kaybetmiş de olabilirsin. Annen evden kovmuş da olabilir veya da işinden istifa etmişsindir o gün.. Kim bilir?? Belki parmağın kapıya sıkışmıştır ya da çorba içerken yemek borunu yakmışsındır. Karnın ağrıyodur veya da aldatılmışsındır.. Eyvallah da arkadaşım, tüm bunları ya da senin biyografini birilerinin bilmesi lazım mıdır ??
Sevgili dans eden arkadaşım,
-Dans geceleri senin dans eden birilerini esir alıp dert ortağı yapabileceğin yerler değildir hem zaten onlar kahraman falan da değildir ki senin hayatını kurtarsınlar öyle değil mi???
Millet dans gecesine senin ruhsal ya da cinsel sorunlarını dinlemek için değil, “dans etmek”, izlemek ya da müzik dinlemek için gidiyordur ama hata etmiştir çünkü sana “nasılsın?” –diye sormuştur. İşte bu soruya vereceğin cevap “ iyiyim sen nasılsın?, dans edelim mi?” vs. vs. olmalıdır. :D inan bana o an orada senin nasıl olduğunla gerçekten ilgilenen kimse yoktur. Hani vardır belki önemlisindir ama mekan ve zaman yanlıştır. Doğrusu da budur zaten ;) Al götür bi meyhaneye ( Asmalı olur, Nevizade olur, Beşiktaş olur orada anlat derdini.. Dinlemek isterse zaten gelir ;) )
Şarkıda çok güzel yahu tüh : (
Yani,
Dans gecelerini simit sarayına ya da meyhaneye çeviren insanlar var.. Sanki rakı masasındaymış gibi davranan, nefes almadan konuşan, konuşan, konuşan... sürekli ama sürekli karşısındakini meşgul eden, bencil, sürekli ilgi bekleyen ve hiç durmadan anlatan insanlar. Silkelenin kendinize gelin allahaşkına..
Sanki herkes “çok mu mutlu” olduğu için dans ediyor sanıyorsunuz?!
Özlem Polat ŞEFFAF GAZETE