Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KKTC'DE EV ALAN YÜZLERCE LİTVANYALI PANİKTE
KKTC'DE EV ALAN YÜZLERCE LİTVANYALI PANİKTE
Kuzey Kıbrıs emlak sektöründe Litvanya vatandaşlarına KKTC’nin yolunu açan ve Litvanya’da “Kıbrıs Emlak Kraliçesi” olarak tanınan Rasa Žilevičė, Fransa’nın Nice Côte d’Azur Havalimanı’na iniş yaptıktan sonra pasaport kontrol noktasında Europol tarafından gözaltına alınmış; iki gün tutuklu kaldıktan sonra Fransa’dan ayrılmaması koşuluyla serbest bırakılmıştı.
19 Temmuz 2026, 12:12

Kuzey Kıbrıs emlak sektöründe Litvanya vatandaşlarına KKTC’nin yolunu açan ve Litvanya’da “Kıbrıs Emlak Kraliçesi” olarak tanınan Rasa Žilevičė, Fransa’nın Nice Côte d’Azur Havalimanı’na iniş yaptıktan sonra pasaport kontrol noktasında Europol tarafından gözaltına alınmış; iki gün tutuklu kaldıktan sonra Fransa’dan ayrılmaması koşuluyla serbest bırakılmış peşinden Fransız mahkemesi Interpol ve Europol marifetiyle tutuklama kararını isteyen Güney Kıbrıs'a iade kararı verdi.Temyiz yolunu açık bıraktı.

Emlakcı Zilevice'nin Nice kentinde Fransız güvenlik birimleri tarafından pasaportuna ve kişisel belgelerine el konulduğu, ayrıca Fransa’yı terk etmemesi yönünde kesin talimat verildiği öğrenildi. Žilevičė, bir aydan uzun süredir Fransa’da, Kıbrıs Rum kesimine iade edilmemek için yaptığı temyiz başvurusunun sonucunu bekliyor.

Europol kanalı ile çıkarılan tutuklama kararı ile 2 gün gözaltı biriminde tutulup Güney Kıbrıs’a iade kararı verilen KKTC’de yaşayan ve Avalon emlak şirketinin sahibi olan Litvanyalı emlakçı Rasa Žilevičė’nin Fransa’da gözaltına alındığı haberinin duyulmasının ardından Kuzey Kıbrıs’ta ev alan yüzlerce Litvanyalı’da şaşkınlık ve korku yarattı.

image

KKTC’nin İskele bölgesinde faaliyet gösteren Avalon Group adlı emlak şirketinin sahibi Rasa Žilevičė’nin Fransa’dan Kıbrıs Rum kesimine iade edilme sürecine nokta koyacak mahkeme kararı bekleniyor. Žilevičė, temyiz başvurusu sonucunda verilecek kararı beklerken bir yandan da ülkesi Litvanya basınına açıklamalar yaparak ülkesinin destek olmamasına karşı Litvanya kamuoyundan iade kararına karşı destek arıyor.

Žilevičė, sonuç ne olursa olsun Kıbrıs Adası’na gideceğini belirtiyor.

Temyiz kararı çıkana kadar Fransa’yı terk edemeyecek olan emlakçı Rasa Žilevičė, Fransa mahkemesinden çıkacak karara göre yargılanmak üzere ya Güney Kıbrıs Merkezi Cezaevi’ne gönderilecek,ya da kararı bozup Fransa'dan sınırdışı edecek.Böylelikle Zilevice'de KKTC’nin İskele bölgesindeki emlak ofisine dönecek.

image
Fransa’da iade için teyiz kararını bekleyen Žilevičė sessizliğini bozdu.

Zileviçe Litvanya’dan yayın yapan enaz üç gazeteye mülakat verdi. Hakkında neden tutuklama emri çıkarıldığını bilmediğini ve beklemediği bir durumla karşı karşıya kaldığını, yalnızca kendi geleceği değil çocuklarının geleceği konusunda da belirsizlik içinde olduğunu, nezarethanede geçirdiği iki zorlu günün kendisinde bıraktığı etkiyi anlatıyor.

Rasa Žilevičė’ye yönelik gözaltı işlemi, KKTC’deki eski Rum arazileri üzerine yapılan inşaat projelerine karşı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından çıkarılan Avrupa Tutuklama Emri kapsamında gerçekleştirildi.

Bu olay 3 yıla yakın zamandır Kuzey Kıbrıs inşaat sektöründe faaliyet gösteren İnşaatcı, emlakcı ve avukatlara yönelik eski rum mülkleri ile ilişkilendirdikleri olaylara yönelik tutuklamalar zincirinin devamı niteliğinde.

image

Rasa Zilevice haberleri, Litvanya'da endişe, Kuzey Kıbrıs’ta büyük öfke yarattı.

Son iki yılda aynı suçlamalarla tutuklananlar hakkında sessiz kalan KKTC’li siyasiler, Rasa Žilevičė ile ilgili peş peşe açıklamalar yaptı. Ancak Fransa’da adeta rehin kalan Litvanyalı emlakçı Rasa Žilevičė, Fransa'da yaşadığı mağduriyetle ilgili kendi ülkesi Litvanya'dan dahi destek alamadığını belirtiyor.

Zilevice'nin bir röportajında, “Bir gün yaklaşık iki bin Litvanyalının burada bir tatil evi sahibi olacağını kim hayal edebilirdi?” diyor. 2000 Litvanyalı rakamı Güney Kıbrıs tarafından Rasa Zilevice'ye yöneltilen suçlamaların ciddiyetine işaret ediyor.

Litvanya’da yaşayan yüzlerce kişiye KKTC’den konut satışında aracılık ettiği öğrenilen Avalon emlak şirketinin sahibi Žilevičė’den hizmet alan ve KKTC’de satın aldıkları konutların tapularını alamayan çok sayıda Litvanya vatandaşı olduğu öğrenildi.

image

Gözaltı kararını ve konunun temelini öğrenen, Kuzey Kıbrıs’tan ev alan yüzlerce Litvanyalı aile, şaşkınlık ve panik içerisinde Žilevičė’nin hukuki sürecini takip ediyorlar.

Güney Kıbrıs istihbaratının radarına daha önce giren ve Rasa Žilevičė’ye yöneltilen suçlamalara benzer gerekçelerle tutuklanan farklı ülke vatandaşları olan üç kadın ile bir erkek emlakçı hala Güney Kıbrıs cezaevinde bulunuyor. 

Kuzey Kıbrıs’ta yalnızca 5-10 konut pazarlayan Alman Ewa Kunzel’in iki yıldır tutuklu yargılanması devam ederken, avukatlarının yargılamanın tutuksuz sürdürülmesi amacıyla önerdiği 300 bin avroluk kefalet de kabul edilmedi.

Macar asıllı emlakçılar İlona Lesco, aldığı 15 aylık; Melinda Ladanyi ise aldığı 2,5 yıllık hapis cezasını tamamlamak üzere hâlâ Güney Kıbrıs cezaevinde bulunuyor.

Kuzey Kıbrıs’ta GP Estate adlı emlak şirketinin sahibi olan Ukraynalı Denys Pohodin, KKTC’de emlak acentesi işleten ve Güney Kıbrıs tarafından cezaevine konulan ilk isimdi. Mart 2025’ten bu yana Güney Kıbrıs cezaevinde tutuklu olarak yargılanan Denys Pohodin, bir süre önce 2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

image

TAPULARI ELİNDE OLMAYAN LİTVANYA VATANDAŞLARI PANİK İÇİNDE

Rasa Žilevičė’nin akıbeti, yakın zamanda Fransız mahkemesinin vereceği temyiz kararıyla belli olacak.Fransa, Žilevičė’yi iade ederse Güney Kıbrıs’ta yargılanacak.

Žilevičė’nin Güney Kıbrıs’ın mülkiyet suçluları listesine girme nedeninin, Avrupa Birliği ülkesi olan Litvanya’nın vatandaşlarına uyarısına rağmen, Rum kesiminin tapu sahipliği iddiasında bulunduğu araziler üzerine yapılan yüzlerce konutun özel organizasyonlarla tanıtımı ve pazarlaması faaliyetleri yapılmasından kaynaklandığı öğrenildi.

Fransa’nın Rasa Žilevičė’yi Güney Kıbrıs’a iade etmesi hâlinde, Kuzey Kıbrıs’ın en tanınmış emlakçılarından biri olan Litvanyalı Žilevičė’yi uzun bir yargılama sürecinin beklediğini söylemek emsal davalara bakıldığında abartılı olmayacaktır.

Žilevičė’nin Kuzey Kıbrıs’ta, aralarında Litvanya eğlence dünyasının önde gelen isimlerinin de bulunduğu çok sayıda davetlinin katıldığı son derece lüks etkinlikler düzenlemesinin Güney Kıbrıs istihbaratını harekete geçirdiği öğrenildi. Katılımcı sayısı yüzlere ulaşan yüksek bütçeli partilerde, Litvanya’dan gelen potansiyel alıcılarla inşaat şirketlerinin sahipleri bir araya getiriliyordu.

image

Bu partilerin sıklıkla düzenlenmesinin Rum Hükümeti tarafından yalnızca bir sosyalleşme faaliyeti olarak değil, aynı zamanda bir pazarlama etkinliği olarak değerlendirildiği ve bu nedenle Interpol ile Europol kapsamındaki tutuklama işleminin gerçekleştirildiği öğrenildi.

İade kararının bir ay içerisinde netleşmesi beklenirken Rasa Žilevičė suskunluğunu bozdu 

Litvanya basınına verdiği röportajda, yaşananların kendisini durduramayacağını ve KKTC’ye dönerek müşterilerine ev satmayı sürdüreceğini açıklaması, bunun “bir isyan mı, yoksa bir taktik mi” olduğu konusunda kafa karışıklığı yarattı.

Çok değil Mayıs ayının başlarında Zilevice'nin Girne Esentepe'deki golf kulübünde yüz civarında Litvanyalıya dev bir parti vermesi ve bu partinin özel bir konuğunun KKTC'nin en problemli markalı konut projelerinden olan ''Caesar'' konutlarını yapan Afik Group patronu Jack Yaakov Afik olması dikkat çekiciydi.     

  image

ŽILEVIČĖ’NİN LİTVANYA MEDYASINA YAPTIĞI RÖPORTAJ

Rasa Žilevičė, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Son bir buçuk aydır hayatım, Kuzey Kıbrıs’ta kurduğum hayata hiç benzemiyor. Müşterilere gayrimenkul göstermek ve piyasa hakkındaki soruları yanıtlamak yerine Fransa’da kiralık bir dairede kalıyorum, haftada iki kez polisle görüşüyorum ve evime dönebilmek için mahkemenin kararını bekliyorum. Artık bu konuda sessiz kalmanın bana bir faydası olmayacağına karar verdim. İşte yaşananları kendi sözlerimle anlatıyorum.”

Bu süreç nasıl başladı? Nasıl ve neden gözaltına alındınız?

Cannes Film Festivali’nin tadını çıkarmak için küçük oğlumla birlikte Nice’e gittim. 14 Mayıs’ta, 17 yaşındaki oğlumla birlikte Nice Havalimanı’na iner inmez pasaport kontrolünde gözaltına alındım. Oğlumu ayırdılar, beni de bir kenara aldılar. Gerçekten kötü bir şey olduğundan hiç şüphelenmedim. Keyfim yerindeydi. Cannes Film Festivali yaklaşıyordu; güzellik, kültür… Bu nedenle oğlumu da yanıma almıştım.

Görevliler belgelerimi incelerken oğlum bagajları almaya gitmişti. İşlemlerin uzayacağını anlayınca görevlilerden oğlumu yanıma getirmelerini istedim. Oğlumu ayrı bir odaya kapattılar ve beni kontrol etmeye devam ettiler. Tüm eşyalarımı ve telefonumu aldılar. Yalnızca o sırada okumakta olduğum kitabı yanımda tutmama izin verdiler.Görevliler bana Fransızca hazırlanmış bir belge verdiler ve imzalamamı istediler. Ellerim titriyordu, hiçbir şey anlamıyordum. Gözaltına alınmamı kimin ve neden talep ettiğini açıklamalarını istedim.

Tutuklama talebinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nden geldiğini duyduğum anda, bunun emlak işleriyle bağlantılı olduğunu anladım. Gözaltına alınmama yol açan talebin, Kuzey Kıbrıs’taki emlak danışmanlığı faaliyetlerimle bağlantılı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nden geldiğini öğrendim.

Avrupa Tutuklama Emri genellikle ağır suçlar için çıkarılıyor. Nasıl bir suç bu?

İlk bakışta gerçekten öyle görünüyor. Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından çıkarılan Avrupa Tutuklama Emri’nde; ağır bir suç işlemek üzere komplo kurmak, dolandırıcılık yapmak ve başka bir kişiye ait taşınmazlarla hileli işlemler gerçekleştirmekle suçlandığım belirtiliyor. Ayrıca suçlamaların sosyal medya hesaplarımdaki paylaşımlara dayanılarak hazırlandığı vurgulanıyor. Bu tam bir saçmalık! Ancak daha sonra bana yöneltilen suçlamaların dolandırıcılık, organize suç ve kara para aklama olduğu açıklandı.

Bu suçlamaları kesinlikle anlamıyorum çünkü bunlarla hiçbir ilgim yok. Uluslararası emlak danışmanı olarak yürüttüğüm faaliyetler nedeniyle Fransa gibi bir ülkede nasıl yargılanabilirim? Adanın kuzeyinde, resmî adıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde emlak danışmanı olarak çalışıyorum. Her şeyi yasal olarak yapıyor ve vergilerimi ödüyorum.

Dolandırıcılıkla suçlanabilmem için mağdurların bulunması gerekir. Fakat benim faaliyetlerim nedeniyle hiç kimse zarar görmedi. Bu nedenle görevlilerin teklif ettiği, devlet tarafından atanan avukatı da kabul etmedim. Fransa’da çalışan bir hukukçu Kıbrıs’ın iç meseleleri hakkında ne anlayabilir? Kendi avukatımızın hizmetlerinden yararlanmayı talep ettik. Görevliler bunu kabul etti.

Daha sonra neler yaşandı?

İki gün boyunca havalimanındaki gözaltı hücresinde kaldım. Daha sonra hangi adli kontrol tedbirinin uygulanacağına karar verilmesi için mahkemeye götürüldüm.

Mahkeme beni serbest bıraktı ancak haftada iki kez polis merkezine giderek imza vermemi istedi. Ülkeden ayrılamamam için kimlik ve seyahat belgelerime el konuldu. Fransa’dan ayrılmadım ve görevlilerle iş birliği yapıyorum. İmza vermeye gittiğim polis merkezindeki görevliler artık beni tanıyor.

24 Haziran’da mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne teslim edilmem yönünde karar verdi. Bu karara Yüksek Mahkeme nezdinde itiraz ettik. Mahkemenin 20 iş günü içerisinde karar vermesi gerekiyor. Nihai kararı çocuklarımla birlikte Fransa’da bekliyoruz. Bir daire kiraladık.

Arkadaşlarımdan ve tanıdıklarımdan büyük destek ve yardım görüyorum. Kuzey Kıbrıs’taki tanıdıklarım da bana çok yardımcı oluyor. Bu bana güç veriyor ve gerçeğin benim yanımda olduğunu hissettiriyor.

Suç işlediğiniz söylendiğinde neler hissettiniz?

Ben kendim gayrimenkul satmıyorum. İnsanlara, nerede olurlarsa olsunlar, satın alma kararı vermeden önce seçeneklerini anlamalarında yardımcı oluyorum. Bu bazen bir müşteriyi güneye, bazen kuzeye, bazen de tamamen farklı bir yere yönlendirmek anlamına geliyor.Ben, müşterilerimin çıkarlarını gözeten bağımsız ve uluslararası bir danışmanım. Başıma bunların nasıl geldiğini anlayamıyorum.

Kimsenin bahsetmediği bu sorun nedir?

Kıbrıs’ın iki tarafı arasında hâlâ ortak bir mülkiyet kayıt sistemi bulunmuyor. Bu sektörde 18 yıldır çalışıyorum ve hâlâ belirli bir arazi parçasının gerçek sahibinin kim olduğunu doğrulayabileceğim güvenilir bir yönteme sahip değilim. Bu piyasada çalışan başka hiç kimsenin de böyle bir imkânı bulunmuyor.Bu, tek bir danışmanın neden olduğu bir sorun olmadığı gibi, tek bir danışmanın kendi başına çözebileceği bir sorun da değildir.

Mevcut durumunuz nedir, daha ne kadar Fransa’da kalacaksınız?

Fransız mahkemesi, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne iade edilmem yönünde karar verdi. Hukuk ekibim bu karara itiraz etti ve birkaç hafta içerisinde bir karar verilmesi bekleniyor.Avukatlarım, aynı mahkemenin altı ay önce Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren bir müteahhit olan Behdad Jafari hakkındaki neredeyse aynı nitelikteki iade talebini reddettiğini öğrendi. Bu durum, verilen kararın hâlâ değiştirilebileceğine dair bana gerçek bir umut veriyor.

O zamana kadar oğullarımla birlikte Fransa’da kalacağım, Fransız yetkililerin katılmamı istediği bütün randevulara gideceğim ve adil, tarafsız bir mahkemenin siyasete değil, gerçeklere bakacağına inanmaya devam edeceğim.İnsani açıdan bakıldığında bu aşama, çok büyük bir duygusal dayanıklılık gerektiriyor. Ancak ben pes etmiyorum. Benim için en önemli şey, sürecin sonunda objektif bir değerlendirme yapılmasını sağlamak.Mahkeme, ülkeler arasındaki karmaşık jeopolitik bağlamı ve elbette her vatandaşa adil yargılanma hakkı tanıyan Avrupa Birliği hukukunun üstünlüğünü dikkate almalıdır.

Fransa Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin sizi Kıbrıs Cumhuriyeti’ne teslim etme kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu karar hem beni hem de Fransa’da çıkarlarımı savunan avukatım ve hukuk uzmanı Philippe Ohayon’u şaşkına çevirdi. Avukatım, kararın aynı mahkemenin daha önce oluşturduğu içtihatla açıkça çeliştiğini belirtti.Bildiğim kadarıyla Kıbrıs’ta gözaltına alınan üç emlak danışmanı suçlarını kabul etti. Sonunda, kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul ettiklerini belirten belgeleri imzaladılar.Hala hapihanedeler.

Onların bu suçlamaları kabul etmeleri için üzerlerinde nasıl bir baskı kuruldu? Kendilerine ne tür tehditler yöneltildi? Bu nedenle Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarının eline geçersem gerçek bir yargılama yapılmayacağını düşünüyorum. Onların gözünde ben şimdiden mahkûm edilmiş durumdayım.

Bu süreç ve konunun ciddiyeti sizi korkutmuyor mu?

Ya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönmek ya da Fransa’da yargılanmak istiyorum. Tarafsız bir bölge ve tarafsız bir yargılama istiyorum. İtiraf belgelerini imzalayan diğer emlak danışmanlarına yapıldığı gibi bana da davranılmasından korkuyorum.

Mahkemeden nasıl bir karar bekliyorsunuz?

Bu tür baskılarla karşı karşıya kalan tek emlak danışmanı veya temsilcisi ben değilim. Herkes için daha kolay olduğu gerekçesiyle dayatılan bir çözüm değil, gerçek bir yargılama ve delillerin gerçekçi biçimde incelenmesini istiyorum. Avukatım konuyla ilgileniyor.

Burada kendi ülkem Litvanya’dan dahi destek alamıyorum.

Tutuklandıktan sonra Paris’teki Litvanya Büyükelçiliğiyle iletişime geçtim ve Fransız kolluk kuvvetleriyle iletişim kurabilmek için yardım istedim. Ancak büyükelçilikten destek göremedim.Şu ana kadar Litvanya Büyükelçiliğiyle tek temasım, bir telefon görüşmesinden ibaret oldu. Böyle bir durumda bulunan kişi için devletinin desteği son derece önemlidir. Bu nedenle hayal kırıklığımı kesinlikle gizlemiyorum. Ancak amacım çatışmaya girmek veya suçlu aramak değil. Gerçekten yapıcı bir iş birliği istiyorum ve bunun gerçekleşmesini umut ediyorum.

Litvanya kurumlarının durumuma seyirci kalmayacağını ve kendi vatandaşlarının yurt dışında adil ve tarafsız biçimde yargılanma hakkını ilkesel olarak savunacağını içtenlikle umut ediyorum. Bu davanın siyasi bağlamı ne kadar hassas olursa olsun, bir ülkenin kendi vatandaşının haklarını koruması en yüksek öncelik olmaya devam etmelidir.Her şeyden önemlisi, bu sürecin pratik bir çözüm geliştirilmesine katkı sağlamasını umut ediyorum. Adanın iki tarafınca paylaşılan ve dünyanın herhangi bir yerindeki alıcının, bir arazinin gerçekten satın alınabilir olup olmadığını açık ve basit bir şekilde kontrol etmesine imkân veren gerçek bir sistem kurulmalıdır. Bugün böyle bir araç bulunmuyor. Oysa bulunması gerekiyor.

Kıbrıs’a yolunuz nasıl düştü ve kendinize nasıl bir iş ortamı kurdunuz? Kısaca Kıbrıs’ın kuzeyine nasıl yerleştiniz?

On yıldan uzun bir süre Kıbrıs Cumhuriyeti’nde yaşadım ve çalıştım. Ancak daha sonra hayatımı değiştiren birçok olay yaşandı. COVID-19 salgını başladı, karantina uygulandı ve eşimle ayrıldık.İki küçük oğlumla yalnız kalınca kuzeye taşınmaya karar verdim. Orada her şey daha ucuz görünüyordu ve geçinmenin daha kolay olacağını düşünüyordum. Başlangıçta bulabildiğim her işi yaptım. Turistleri havalimanından otellere taşıdım, ev temizledim.

Pandemiden sonra Kuzey Kıbrıs’ta turizm hızla gelişmeye başladı. Ne iş sıkıntısı ne de Litvanya’dan gelen ziyaretçi sıkıntısı vardı. Emlak satın almak isteyen ve nereden alım yapmalarının daha iyi olacağı konusunda tavsiyeye ihtiyaç duyan Litvanyalılar, zamanla doğal olarak bana ulaşmaya başladı.Onlara deniz kenarında hangi bölgelerin tercih edilebileceği, Kuzey Kıbrıs’ta ne satın almanın daha uygun olduğu ve hangi emlak şirketlerinin güvenilir göründüğü konusunda tarafsız bilgiler veriyordum.image

Neden Kuzey’e geri dönmeyi düşünüyorsunuz? Motivasyonunuz nedir?

Çocuklarım orada okuyor. Arkadaşlarımız ve sosyal çevremiz orada. Oğullarım ergenlik çağında. Okullarını orada tamamlamalarını istiyorum. Daha sonra istedikleri yerde yaşayabilirler. Ben yoluma devam edeceğim.

Kuzey Kıbrıs konut pazarında fiyatlar daha düşük, riskler ise daha büyük. Kıbrıs’ın kuzeyindeki emlak yatırımlarının fiyatları, Akdeniz bölgesindeki diğer ülkelere kıyasla daha düşük seviyede. Havuzlar, spa merkezleri ve restoranlar gibi gelişmiş turizm altyapısı, konutların satılmasını kiralanabilmesini kolaylaştırıyor.Ancak bölgenin uluslararası statüsü nedeniyle bu piyasanın önemli hukuki ve siyasi riskler taşıdığı sürekli konuşuluyor.

Yasaların değişeceğine ve insanların emlak sektöründe çalışmaktan korkmayacağına dair hâlâ umudum var. Kuzey Kıbrıs’ta hangi taşınmazların güvenli biçimde satın alınabileceğini kontrol etmeyi sağlayacak bir sistem kurulacağına inanıyorum.

Litvanya’ya dönme ihtimalini düşündünüz mü?

Hem ben hem de oğullarım Litvanya vatandaşıyız. Ancak Litvanya’nın Fransa Büyükelçiliğinden bunun mümkün olmadığını öğrendim. Bana, Litvanya’nın da Kıbrıs’a karşı AB ülkesi olduğu için yükümlülükleri bulunduğu söylendi. Yalnızca kendime avukat bulmam ve suçlamalara karşı kendimi savunmam tavsiye edildi.

Büyükelçilikten en azından dava dosyasının özetini çevirebilecek birini bulmalarını istedim. Ancak bana kendi başıma bir tercüman bulmam tavsiye edildi. Birkaç tercümanı aradım. Tek bir belgenin tercümesi için yaklaşık 1.500 avro istediler.Yalnızca tercümeler için 10 bin avro harcamanın anlamlı olmayacağını düşündüm ve tamamen avukatlarıma güvenmeye karar verdim. Kendimi adaletin ellerine bırakıyorum ve Fransa’da gerçekten tarafsız bir yargılama yapılmasını bekliyorum.

Siz ilk değilsiniz. Kıbrıs’taki emlak geliştiricileri ve satıcıları neden mülkiyet sorunlarıyla karşılaşıyor?

Kıbrıs’ta 1974’te yaşanan çatışma ve sonrasındaki bölünmeyle birlikte büyük çaplı mülkiyet anlaşmazlıkları ortaya çıktı.Emlak danışmanı olarak çalışırken hem Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki hukukçularla sürekli iletişim hâlindeydim. Bir taşınmazın satılıp satılamayacağını veya bir başkasına iade edilip edilmediğini öğrenmek için onların hizmetlerine ihtiyaç duyuyorduk.

Hangi taşınmazın satılabileceğini, hangisinin satılamayacağını net bilmek çok zor. Çünkü adanın kuzeyindeki ve güneyindeki kurumların ortak bir veri tabanı bulunmuyor.İş olunca beni bir bölümden diğerine gönderiyorlardı. Tek bir yetkili birim, liste, internet portalı veya arazinin gerçekten güvenli bir şekilde satın alınıp alınamayacağını söyleyebilecek sorumlu bir kişi yoktu. Kıbrıs’taki 18 yıllık çalışma hayatım boyunca, arazi mülkiyetini eksiksiz biçimde kontrol edebileceğim bir sistem bulamadım. Bu sorun devam ediyor. Ben tarafsız bir danışmanım. Dönersem işime devam edeceğim.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, sizin yaptığınız işi yapan ve cezaevine konulan insanlar olduğunu biliyor muydunuz?

Evet, biliyordum. Büyük bir listeden söz ediliyordu fakat buna inanamadım. Şu anda Kıbrıs’ın kuzeyinde, özellikle Asya ülkelerinden, Türkiye’den ve İran’dan gelen çok sayıda yabancı emlak profesyoneli çalışıyor. Kıbrıs Cumhuriyeti bunların hepsini cezaevine mi koymak istiyor, anlayamıyorum. Bu durum nedeniyle emlak sektöründe çalışan herkes sürekli korku içerisinde yaşıyor. Benim durumum bu korkuların yerinde olup olmadığını ortaya koyacaktır.

Tanıdıklarım beni Fransa’ya seyahat etmekten bile vazgeçirmeye çalıştı. Ancak Avrupa’nın tarafsızlığına inandığım için yola çıktım. Umarım bu durum benim için daha büyük bir felakete dönüşmez.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki bir mülkü, yani bir konutu ya da araziyi sattığınızda otomatik olarak uluslararası suçlu mu oluyorsunuz?

Evet. Herhangi bir emlak danışmanı, satıcı veya inşaatçı bu nedenle yedi yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

Kıbrıs Cumhuriyeti ile KKTC arasında 52 yıldır çözüme kavuşmamış uluslararası ihtilafın sonuçlarına ilişkin beklentiniz ve planınız nedir?

Beklentim, Kuzey Kıbrıs’taki iş yerime dönmek. İnsanlar sürekli olarak bu dava sonuçlandıktan sonra Kuzey Kıbrıs’ta kalıp kalmayacağımı veya tamamen ayrılıp ayrılmayacağımı soruyor.

Cevabım basit: Hiçbir yere gitmiyorum. Oğullarım orada okula gidiyor, hayatımız orada ve içinde bulunduğumuz toplum orada. Mahkemelerin bu dava hakkında vereceği karar ne olursa olsun, hayatımın bu kısmı pazarlık konusu değildir.Bana desteklerini ileten herkese; arkadaşlarıma, müşterilerime ve hatta hiç tanımadığım insanlara minnettarım. Gelişmeler oldukça bilgi paylaşmaya devam edeceğim. 

Şeffaf Gazete / Kıbrıs -Özel Haber

                        
 ChatGPT  '' Şeffaf Gazete &  Kıbrıs haberleri link & analiz '' 
 
 
KKTC'DE EV SATAN ALMAN EMLAKÇININ HAYATI KARARDI  
 
KIBRISLI İNŞAATÇILAR ŞOK İÇİNDE '' 5 YIL CEZA ''  
 
 
 
RUM HÜKÜMETİ KIBRISLI İNŞAATÇILARIN PEŞİNDE  
 
KIBRIS'TA KONUT ALANDA SATANDA TEHLİKEDE   
 
 
KUZEY KIBRIS TURİZMİ ELEXUS DAVASI İLE ŞOK OLDU  
 
İNGİLİZ'E ''KUZEY KIBRIS'DA MÜLK ALMAYIN'' UYARISI  
 
 
FRANSA KKTC'NİN EMLAK KRALİÇESİNİ TUTUKLADI  
 
26 KIBRISLI RUM'A 26 MİLYON STERLİN TAZMİNAT ÖDENDİ  
 

 


DİĞER HABERLER

YAZARLAR

Mutlu Demirdelen Mutlu Demirdelen
 KIBRIS'TA MÜZAKERE KAPISI AÇILACAK MI ?
KONUK KOLTUĞU KONUK KOLTUĞU
 '' BUTLANCININ SAMSUN'A REVA GÖRDÜĞÜ ''
Engin Ertem Engin Ertem
 DUBAİ EMLAK SEKTÖRÜ KİRA KRİZİNDE
Av. Remzi Kazmaz Av. Remzi Kazmaz
 AKBELEN ORMANLARI VE PARİS İKLİM ANLAŞMASI
Süleyman Yıldız Süleyman  Yıldız
 AKLIM BOSNA'DA KALDI

SİTE ANKET

TÜRKİYE'DE EN BÜYÜK SORUN NEDİR ?








EN ÇOK OKUNANLAR