Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DEV İNŞAAT ŞİRKETİ VATANDAŞLIK SATTI İDDİASI
DEV İNŞAAT ŞİRKETİ VATANDAŞLIK SATTI İDDİASI
İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı sürecinde sahte ekspertiz raporları kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada Babacan Holding bünyesindeki şirketlerin de aralarında bulunduğu 7 şirkete kayyum atandı. Operasyonda 72 şüpheli gözaltına alınırken, 1.045 gayrimenkul ve çok sayıda mal varlığına el konuldu.
5 Ağustos 2026, 21:11
 
Yabancı uyruklu kişilere usulsüz Türk vatandaşlığı sattığı iddiasıyla bugün gözaltına alınan ve şirketlerine el konulan müteahhit İbrahim Halil Babacan'ın daha önce, İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu ortaya çıktı. 
 
İstanbul merkezli 16 ilde gerçekleştirilen operasyonda 72 şüpheli gözaltına alındı.
Sahte ekspertiz raporları ve yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı sağladığı öne sürülen suç örgütüne operasyon düzenlendi.
image
İstanbul merkezli 16 ilde gerçekleştirilen operasyonda, Babacan İnşaat ve B Group AŞ şirketlerinin sahibi olan İbrahim Halil Babacan ve Mehmet Babacan'ın yönettiği öne sürülen şebekeye mensup 90 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 
 
Şüpheliler hakkında; suç örgütü kurma veya üyeliği, göçmen kaçakçılığı, kamu kurumlarını dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlamaları bulunuyor.
 
Operasyonda çok sayıda dijital materyale el konulurken, şüphelilere ait 1.045 taşınmaz, 1 otel, 15 araç, 1 yat, 10 banka hesabı ve 7 anonim şirkete el konuldu; şirketlere kayyum atandı.
 
6 BİN 134 VATANDAŞLIK İPTAL EDİLDİ
İçişleri Bakanlığı, 16 ilde sahte raporlarla usulsüz vatandaşlık sağlayan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun ardından yaptığı açıklamada muvazaalı işlemler ve milli güvenlik gerekçeleriyle toplam 6 bin 134 yabancının Türk vatandaşlığı kazanma kararının iptal edildiğini ya da geri alındığını duyurdu.
 
2.5 MİLYAR BUHAR OLDU
Adalet Bakanı Akın Gürlek sanal medya hesabından yaptığı açıklamada “Soruşturma kapsamında, ülkemize girmesi gereken yaklaşık 2.5 milyar liranın girişinin sağlanmadığı, bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğu, Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerden menfaat temin edildiği ve 687 kişinin bu yöntemle vatandaşlık kazandığı tespit edilmiştir" dedi.
              image
                       Gayrimenkul Yatırımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı-Eksper Neşecan için Çekici gözaltı kararı
 
İBRAHİM HALİL BABACAN, MEHMET BABACAN, NEŞECAN ÇEKİCİ, CANSEL ŞİRİN YAZICI SORUŞTURMA LİSTESİNDE
Soruşturma kapsamında, B Grup Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. sahibi İbrahim Halil Babacan, Babacan Grup Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. sahibi Mehmet Babacan, Gayrimenkul Yatırımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı-Eksper Neşecan Çekici, Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü-Eksper Cansel Şirin Yazıcı’nın da arasında bulunduğu 73’ü eksper 90 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 72 kişi gözaltına alındı. Diğer şüpheliler aranıyor.
image
                    EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı hakkında gözaltı kararı
 
GÖZ GÖRE GÖRE VATANDAŞLIK SATTILMIŞ
Operasyon kapsamında Babacan Holding sahipleri İbrahim Halil Babacan ve Mehmet Babacan, suç örgütü liderliği suçlamasıyla gözaltına alındı. Ancak Babacan’ların usulsüz gayrimenkul satışlarına yönelik iddialar yeni değil...
 
Buşra Cebeci'nin haberinde 23 Eylül 2025’te, Medet Anli Suç Örgütü’ne yönelik bir operasyon düzenlendiği, operasyon kapsamında Hayat Park Gayrimenkul şirketinin sahibi Medet Anli'nin de olduğu 100’ün üzerinde kişi gözaltına alındığı öğrenilmişti.image
 
Soruşturmaya ilişkin hazırlanan 4198 sayfalık kolluk fezlekesinde İbrahim Halil Babacan ve Mehmet Babacan örgüt üyesi sıfatıyla yer aldı.
Fezlekede ikili için, örgüt üyesi olan şahıslarla birlikte ve örgütün yöntemi ile de uyumlu şekilde hareket ettikleri belirtilirken; değeri olduğundan yüksek gösterilen gayrimenkulü satmak suretiyle "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma", "Göçmen Kaçakçılığı", "Sahte Özel Belge Düzenlemek ve Resmi İşlemlere Konu Etmek Suretiyle Resmî Belgede Sahtecilik ve bu suretle işlenen Nitelikli Dolandırıcılık" suçlarından sorumlu tutuldular.
 
İddianamede ise Babacan’lar hakkında ek kararla takipsizlik verildiği görüldü. Anli'nin de aralarında bulunduğu 105 kişi ise halen tutuklu yargılanıyor.
                image
 
50 BİN DOLARA VATANDAŞLIK
Medet Anli soruşturmasında örgütün “Babatak” adlı bir sistem kurduğu, buna göre anlaşmalı değerlemeciler vasıtasıyla gayrimenkullerin değerinin olduğundan yüksek gösterildiği, yabancı uyruklu kişilere bu evlerin, şişirilmiş değerleme sonucundaki rakam üzerinden satılmış gibi gösterildiği, bu yolla da yabancı uyruklu kişilerin vatandaşlık almaya hak kazandığı tespit edildi. Buna göre anlaşmalı döviz bürolarından emaneten alınan paralar, vatandaşlık almak isteyen kişilerin hesaplarından şirket hesabına gönderildi, şirket yetkilileri tarafından çekildi.
 
Fezlekede "Yatır çek-çek yatır" şeklinde yer alan yöntemle aslında şirket kendi hesabına, kendi parasını ev bedeli gibi gönderdi. Müşterilerinden de çok daha az ücret alındı. Böylece yabancı uyruklu kişilerin en az 400 bin dolarlık ev alarak sahip olabileceği vatandaşlık hakkı, 50 bin dolar gibi rakamlara satıldı.
 
"Babatak" denen sistemle de yabancı uyruklu kişilere evleri üç yıl sonra devretmelerine dair sözleşme imzalatıldı. Böylece bu kişiler yüz binlerce dolarlık ev almış gibi vatandaşlık sahibi olurken, ülkeye de girmesi gereken milyonlarca dolar hiç girmemiş oldu.
 
KİRLİ TEZGAH YILLARDIR SÜRÜYORMUŞ
Medet Anli suç örgütü dosyasında Babacan Holding’e ait evlerin de aynı şekilde değerlemeciler tarafından ederinin üzerinde gösterildiği, yine bu evlerin yabancı uyruklu kişilere satılmış gibi gösterildiği tespit edildi.
 
İfadesi alınan İbrahim Halil Babacan, Medet Anli’yi, tanımadığını, suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
İddianamede yer alan 434'üncü eylemde Soruya Rahmani adlı kişiye satıldığı iddia edilen ev için, Anli ve Babacan'lara yapılan ödemeler yer aldı. 2021'de gerçekleşen satışta evin değeri 800 bin lira olarak yer aldı. Bilirkişi raporu ise evin değerinin 660 bin lira olduğunu tespit etti. Somayeh Mousavi adlı kişiye yapıldığı iddia edilen satışta ise evin değeri, değerlemeciler tarafından 126 bin 138 dolar olarak belirlendi, bilirkişi ise evin gerçek değerinin yarısından bile daha az olduğunu tespit etti. Bilirkişi raporunda evin değerinin 45 bin 341 dolar olduğu görüldü.
 
İddianamede, değerinin çok üstünde gösterilen bu ve benzeri sayısız satışın hayali olabileceği, satışta gösterilen paraların büyük kısmının şirketin kendi parası olabileceği değerlendirildi.
 
ESENYURT'TA BODRUM KATA 400 BİN DOLAR
İddianameye göre şebekeyle ilgili ilk CİMER ihbarı 19 Aralık 2023’te, ikinci ihbar ise 26 Şubat 2024’te yapıldı. Bu ihbarlarda yabancılara yapılan hayali satışlar ve sistemin işleyişi anlatıldı.
 
2025’teki bir ihbarda ise şikayet edilen Anli değildi. Alperen Kaya (eski ismiyle Poorya Malay Nikoo) adlı kişinin ihbar edildiği dilekçede, bu kişinin Esenyurt’ta eksi ikinci kattaki bir bodrum katını satın aldığını iddia ederek vatandaşlık aldığı anlatıldı.
 
Aynı apartmandaki diğer dairelerin 400 bin dolar etmediğinin yer aldığı dilekçede bu kişiyle ilgili Göç İdaresi’nin işlem yapması, vatandaşlığının elinden alınması talep edildi.
 
“BEN YAPMADIM AMA ONLAR YAPIYOR DİYE DUYDUM”
Hazırlanan iddianamede Babacan Holding ile Medet Anli Holding’in ortak satışları yer aldı ancak iki taraf da birbirlerini tanımadıklarını söyledi.Yabancı uyruklu kişilere gerçekleşen bu satışlarda evlerinin değerinin neredeyse iki kat daha fazla gösterildiği de tespit edildi.
 
Medet Anli ifadesinde kendisinin usulsüz satışlar yapmadığını ileri sürerken aksine bu iddiaları Özyurtlar İnşaat ve Babacan İnşaat’ın müşterilerinden duyduğunu iddia etti.
 
“RÜŞVET VERDİM, NE İÇİN VERDİM BİLMİYORUM”
Babacan'ın adı ayrıca İBB Davası için düzenlenen iddianamede de şüpheli olarak yer almıştı. Babacan ifadesinde, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu 2017 yılında, yardımcısı olan tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın inşaat ruhsatı karşılığında kendisinden para istediğini iddia etti.
 
Babacan, kendisinden bölgedeki yoğunluk gerekçesiyle sosyal donatı alanı ve kapalı spor tesisi yapılmasının istendiğini, sürecin sonunda ise geçtiğimiz aylarda tahliye edilen etkinlik pişmanlıkçı Adem Soytekin'in firması olan Asoy İnşaat'a yaklaşık 4 milyon TL tutarında çek ile ödeme yaptığını iddia etti. Bu ödemeyi neyin karşılığında yaptığını, paranın nereye harcandığını bilmediğini söyledi.
 
“RÜŞVET ALDIM, NE İÇİN ALDIM BİLMİYORUM”
İddialara yönelik, etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin de ifade verdi. Babacan’ın ifadesini doğrulayan Soytekin, Babacan’ın kendisine ait ASOY İnşaata, toplam değeri 4 milyon lira olan 12 çek verdiğini söyledi.Mahkemeye bahsi geçen çekleri sunan Soytekin, çeklerin hangi iş karşılığında aldığını bilmediğini söyledi.
 
“İKİ ÖZEL ŞİRKET ARASINDAKİ PARA TRAFİĞİNİ NEREDEN BİLEYİM”
Geçtiğimiz Mart ayında İBB Davası kapsamında hakim karşısına çıkan Çalık'a "rüşvet" suçu olarak yöneltildi. Babacan ve Soytekin’in iddiaları da Çalık’a soruldu.Çalık savunmasında çeklerin rüşvet konusu olduğuna dair somut delillerin olmadığını söyledi ve “İki özel ticari şirket arasında gerçekleşmiş olan işlemleri bilmem de mümkün değildir” dedi.
 
Dosyada maddi menfaat temin ettiğine dair tek bir belge, bir delil veya beyan bulunmadığına dikkat çeken Çalık, suçlamaların soyut ifadelere dayandığını söyledi.
 
Çalık, iddialara yönelik yaptığı savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"İddia makamı, İbrahim Babacan’ın beyanı olmamasına rağmen, yeni bir talep olarak kreş yapılmasının olasılığı üzerinden rüşvet suçunun işlendiğini iddia etmektedir. Bu anlatı gerçeği yansıtmamaktadır. İddia makamı, sanki İbrahim Babacan ile onun planları askıdayken ilave kreş yapmasını talep etmişim; kendisi bana 'Yer gösterin, ben yapayım' demiş, ben de 'Yok, sen bize parayı ver' demişim gibi bir diyalogdan bahsetmektedir. Asla böyle bir diyalog yaşanmamıştır. Bu rüşvet suçunun maddi ve manevi unsuru dosyada somut biçimde ortaya konulamamıştır. İbrahim Halil Babacan’ın beyanı ise soyut niteliktedir; verdiği çeklerin nereye harcandığını bilmediğini açıkça ifade etmektedir. Dosyada şahsımla para arasında doğrudan, kesin ve inandırıcı bir bağlantı kuran hiçbir delil yoktur."

DİĞER HABERLER

YAZARLAR

Mutlu Demirdelen Mutlu Demirdelen
 KIBRIS'TA MÜZAKERE KAPISI AÇILACAK MI ?
KONUK KOLTUĞU KONUK KOLTUĞU
 '' BUTLANCININ SAMSUN'A REVA GÖRDÜĞÜ ''
Engin Ertem Engin Ertem
 DUBAİ EMLAK SEKTÖRÜ KİRA KRİZİNDE
Av. Remzi Kazmaz Av. Remzi Kazmaz
 AKBELEN ORMANLARI VE PARİS İKLİM ANLAŞMASI
Süleyman Yıldız Süleyman  Yıldız
 AKLIM BOSNA'DA KALDI

SİTE ANKET

TÜRKİYE'DE EN BÜYÜK SORUN NEDİR ?








EN ÇOK OKUNANLAR