Girne açıklarında batan yolcu feribotunda kaybolan kişileri arama kurtarma çalışmaları üçüncü gününde tüm hızıyla devam ediyor. Operasyona Türkiye'den gelen Sualtı Taarruz (SAT) komandoları, kara ekipleri ve Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait ileri teknoloji donanımlı TCG Işın kurtarma gemisi de katıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne açıklarında batan yolcu feribotunda kaybolan kişileri arama çalışmaları tüm hızıyla sürerken, kazadan sağ kurtulan Seyhan Kahveci saniye saniye dehşet anlarını aktardı. Kahveci'nin anlattıkları ihmallerin boyutunu gözler önüne serdi. Derin deniz arama ve görüntüleme kabiliyetine sahip TCG Işın gemisi bölgede çalışmalarına başlarken, yaşamını yitiren vatandaşlar memleketlerinde gözyaşlarıyla toprağa veriliyor.
Kazadan sağ kurtulan yolcuların anlattıkları ise facianın boyutlarını gözler önüne serdi. Hayatını kaybeden Nihat Balyemez’in arkadaşı Mehmet Tuğa, hareketten kısa süre sonra alt kısımdan su gelmeye başladığını, şiddetli sesler duyduklarını ve mürettebatın "Bir şey yok, bu yolu her zaman kullanıyoruz" diyerek tehlikeyi geçiştirdiğini aktardı.
'ANNEMİ BULUN'
Kayıp 20 kişi arasında yer alan 58 yaşındaki Elmas Demir'in Eskişehir'deki çocukları ise gözyaşları içinde annelerinden gelecek iyi bir haber bekliyor. Kızı Özge Demir, "Ne olursunuz annemi bulun, babam perişan bir halde" diyerek yardım çağrısında bulundu.
SANİYE SANİYE YAŞADIKLARINI ANLATTI
Faciadan yaralı kurtulan ve kardeşini aynı kazada kaybeden 65 yaşındaki Seyhan Kahveci yaşadıklarına isyan etti. Kahveci, "Bacım gidiyor. Ne yapayım dedim, kurtaramadım onu engel olamadım" sözleriyle acısını anlattı. 55 yaşındaki kız kardeşi Reyhan Verim ile tatile gittiklerini ifade eden Kahveci, "Çok güzel bir tatil geçirdik. Gelirken bu feribota bindik, binmez olaydık. Dedim ki gitmeyelim, rüzgar var, fırtına var. Bindik daha kalkar kalkmaz uçak gibi kalktı. Oturduk dördümüz bir sırada. Kız kardeşim yukarı çıkıp uzandı" dedi.
'ALTTAN SU GELİYORDU'
Kahveci, "Bir baktım, bir tane kız geldi önüme. Kızım sen burada mı çalışıyorsun dedim. Bana ikinci kaptan olduğunu söyledi. Çok fırtına olduğunu söyledim. 'Bir şey olmaz, ben onun için geldim, siz panik olmayın diye, normalde gelmezdim buraya' dedi. Alttan su sesi geliyor dedim. 'Merak etme, bunun altı sac olduğu için dalga gelince çarpıyor, onun sesi' dedi. Ben çok korktuğumu söyledim. Gemide bulunan çocuklar korkudan çığlık atmaya başladı" ifadelerini kullandı.
Yolcuların bir süre sonra çığlık atmaya başladıklarını anlatan Kahveci, "Panik sesleri, biri çıktı, 'Durdurun, geri döndürün' diye bağırdı. Kimse dinlemedi. Çok korktuğumu söyledim tekrardan. Bardaklar, sebil düşmeye başladı. Görevli geldi, ikinci kaptanı yukarıdan çağrılıyor diyerek bizi bırakıp kaçtı" diye konuştu.
'KAPIYI ÜSTÜMÜZE KAPATTILAR'
Kapının kapatıldığını söyleyen Kahveci, "Birebir yaşadım, kimsenin günahını almıyorum. O arada sular gelmeye başladı. Bize can yelekleri takmayı falan göstermediler. Her şeyi birebir görüp yaşadım. Kapılar kapanınca basınçla dalga camları patlattı. Biz suya düştük. O can havliyle yelekleri suların içerisinden alıp taktık. Nasıl takılacağını bile bilmiyordum" ifadelerine yer verdi.
'BİZİ ÖLÜME TERK ETTİLER'
Yüzme bilmediğini söyleyen Kahveci, "Hiçbir mürettebattan kimse yok. Bizi ölüme terk ettiler, her yeri kapatarak. Kendi çabamızla taktık. Bizi kurtaran yok, hiçbir şey yok. Herkes dağıldı" dedi.
Kız kardeşi Reyhan Verim'in kendisine doğru geldiğini söyleyen Seyhan Kahveci, şöyle devam etti:
"Benim kız kardeşim bana doğru gelmiş, su onu da dışarı attı. Reyhan bana, 'Seyhan kurtar beni' diye bağırıyor. Mürettebat yukarıdan bizden önce suya atlamıştı, hepsini ben gördüm, ben yaşadım. Kimseye iftira atmıyorum. Bir tane görevli vardı aşağıda, kaptana küfür etti. Çıkmayalım dedik kaptana yola çıktığını söyledi."
'İNSANLAR YALVARIYORDU'
Tekne alabora olduktan sonra yaşananları anlatan Kahveci, "Bebeğimi kurtarın, çocuğumu kurtarın diye insanlar yalvarıyordu. Ben asılı kaldım, dalga beni aşağı bıraktı tekneye çarptım. Teknenin borusu gibi bir şey vardı onu tuttum" diye konuştu.
'KURTARAMADIM, ENGEL OLAMADIM'
Gözyaşları içinde kardeşinin öldüğü saniyeleri anlatan Seyhan Kahveci, "Aradan 5 dakika geçmeden, bacımın simidi çıkmış. Bacım gidiyor. Ne yapayım dedim, kurtaramadım, engel olamadım. Ben de orada tutmuşum elim kaydı, ben de gidiyordum. Bir ses duydum, gemiye yapışmış olan botlar patladı, onun ipine tutundum. Yarı çıplağım, her şeyimiz gitti, beni de kurtardılar" şeklinde konuştu.
'SORUMLU FİRMA SAHİBİ VE KAPTAN'
Yaşanan olayın ardından ateş püsküren Seyhan Kahveci, "Sorumlusu firma sahibi, sorumlusu kaptan. Kaptan bizi ölüme terk etti resmen. Bütün oradakilerin sorumlusu firma ve kaptan. Ne diyeyim, canımı kaybettim" ifadelerini kullandı.
CENAZELER DEFNEDİLİYOR
Faciada yaşamını yitiren 8 vatandaş, memleketlerinde gözyaşlarıyla toprağa veriliyor. 14 yaşındaki Nisa Törer de onlardan biriydi. Küçük Nisa, memleketi Gaziantep’te gözyaşları içinde defnedildi. Dört yıl önce annesini kaybeden Nisa'nın babası Ferdi Törer'in denizde kayıp olduğu ve arama çalışmalarının sürdüğü, iki kardeşinin ise kazadan sağ kurtulduğu öğrenildi.
NELER OLDU
Yaşanan faciada toplam 267 kişiden 237'si sağ kurtarıldı... 8 yolcu hayatını kaybetti. Kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları sürerken, olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında geminin kaptanı ve bir şirket yetkilisinin de aralarında bulunduğu 9 çalışan gözaltına alındı. Mahkeme şüpheliler hakkında 3 gün tutukluluk kararı verdi. Geminin sefere çıkışına izin veren ilgili liman yetkilileri de görevden uzaklaştırıldı.