İsviçre dağlarından Polonya kırsalına, Bulgaristan’ın askeri koridorlarından Litvanya’nın gizli depolarına uzanan bir sabotaj serisi : Starlink saldırıları
Fail olarak şu ana kadar işaret edilen tek isim ise İstanbul sokaklarından doğup Avrupa’ya uzanan yeraltı örgütü: Daltonlar
Peki; karşımızdaki tablo küresel bir hibrit savaşın taşeron ortaklığı mı, yoksa sadece kendi gücünü ve etki alanını abartarak yeraltı piyasasında prim yapmaya, "Devletler arası savaşta bile biz varız" imajı çizmeye çalışan kriminal bir pazarlama stratejisi mi var?
Gelin birlikte bakalım, 15 Eylül - İsviçre
Alp dağlarının eteklerinde, Brentjong Platosu'ndaki kritik tesiste sabah 06:00 sularında yangın çıktı. Yangın kısa sürede kontrol altına alındı.
(Bu üsse yapılan saldırı uzun bir süre gizlendi. Çünkü bu üssün seçilmesi, basit bir çete motivasyonunun ötesinde bir askeri ve stratejik akla işaret ediyor. Yerin nokta atışı tespit edilmesi bir çetenin değil istihbaratın işi gibi duruyor. Çünkü Onyx diğerleri gibi bir tesis değil. İsviçre istihbarat servisinin beyni)
23 Eylül - Polonya
Varşova'nın 50 kilometre güneyindeki stratejik istasyon 21:00 sıralarında sızıldı. Maskeli failler, doğrudan ana kontrol panosunu ve acil durum jeneratörünü hedef alarak tesisi ateşe verdi
Bu saldırı da ilk kez Daltonlar ismi ön plana çıktı. Bunun nedeni saldırıyı gerçekleştiren kişilerin Türk olması. Polonya : Müslüm T., Ümit E., Diren A. Bulgaristan: Beytullah T., Zeka İ.
10 Ekim – Bulgaristan
Başkent Sofya'nın güneyindeki dağlık bölgede bulunan uydu iletişim merkezine nokta atışı bir sabotaj düzenlendi. Tesisteki 11 anten küle döndü
18 Ekim – Litvanya
Vilnius'un güneybatısında Ukrayna ordusuna lojistik sağlayan depoya molotof atıldı. İstihbaratın önceden uyarısıyla bu saldırı büyümeden engellendi.İşte bu saldırıların ardından ortaya atılan “Daltonlar çetesi” iddiası gazeteciliğin en kadim sorusunu devreye sokuyor.
İstanbul sokaklarında motosikletli suikastlarla adını duyuran bir sokak çetesi, nasıl oldu da bir anda Avrupa’nın en sıkı korunan askeri-teknolojik altyapılarını harita üzerinde bulup, eş zamanlı operasyonlar yürütecek bir lojistiğe ulaştı?
İstihbarat dünyasının koridorlarında fısıldanan senaryolar, bu "gizemli" denklemi çözmek için iki farklı kutba bölünüyor:
1- Büyük Taşeronluk
Rus askeri istihbaratı GRU, Avrupa topraklarında yakalandıklarında doğrudan diplomatik kriz yaratacak kendi ajanlarını sahaya sürmek yerine, kirli işlerini yaptırabileceği kriminal yapıları devşirdi. Burda ilk akla gelen ise Rusya'da yaşayan çete lideri Beratcan Gökdemir. Eğer bu senaryo doğruysa, karşımızda artık sadece bir mafya değil, devletler arası savaşın paralı asker aparatına dönüşmüş bir suç karteli var.
2- Küresel Blöf
Bir diğer ihtimal ise yeraltı dünyasının o çok sevdiği "güç devşirme" stratejisi. Avrupa'da halihazırda var olan, belki de yerel aşırılıkçıların ya da bağımsız hücrelerin başlattığı sabotaj dalgasını gören Daltonlar, Berlin'de lojistik sağlayan birkaç sempatizanı veya parayla tutulmuş taşeronları üzerinden bu eylemlerin üzerine "çöktü." Amaç; hem Rusya'daki hamilerine "Bakın Avrupa'yı nasıl karıştırıyoruz" mesajı vererek koruma sürelerini uzatmak, hem de yeraltı piyasasında "Biz Elon Musk'ı bile hedef alacak kadar büyüdük" imajıyla milyarlık haraç ve uyuşturucu pastasında en büyük dilimi kapmaktı.
Oklar Daltonlar'ı gösteriyor, devletler Rusya'yı suçluyor; ancak casusluk ile organize suçun evliliğinden doğan bu yeni nesil terörün gerçek yüzü, yakalananların mahkeme salonlarında vereceği ifadelerin satır aralarında gizlenmeye devam ediyor.
Bekleyip göreceğiz..
ÜMİT ERKAN DEMİRCAN