Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KONUK KOLTUĞU

KONUK KOLTUĞU
KENTSEL DÖNÜŞÜM MAFYALIĞI
20 Ekim 2026, 08:25
 
Bazı mafyalar kanun kitap tanımaz, doğrudan yürürler insanların üzerine. Bazıları kurnazdır. Yasaların etrafından dolaşıp açıklarını yakalayarak yaparlar soygunlarını. Kentsel Dönüşüm Mafyası ise hepsinden daha kurnaz, daha tehlikelidir. Her iki yöntemi bir arada kullanırlar. Bazen yasaları kullanır bazen de haydutluğu ele alırlar.
 
Kentsel Dönüşüm Mafyası’nın kullandığı yasa maddesi, bir binadaki herhangi bir malikin diğerlerinin görüşünü bile almadan ‘karot alınması’ için başvuru yapabilmesine imkân veriyor. Bu madde kuşkusuz iyi niyetle hazırlanmış ve deprem kuşağındaki şehirlerimizde işlerin hızlandırılmasını amaçlıyor.
 
Ne var ki bu madde son zamanlarda Kentsel Dönüşüm Mafyası’nın elinde silaha dönüşüyor. Özellikle İstanbul’da dönüşümün hızlı olduğu ilçelerde mafya elemanları yasanın verdiği bu masum hakkı kötüye kullanıyor ve insanları kanundan da yararlanarak mağdur ediyor. 
 
Örgüt Liderliğini Müteahhit Yapıyor…
Normal koşullarda bir binadaki malikler kentsel dönüşüme girmeye karar verdiğinde öncelikle bir müteahhit bulup kendi bütçelerine göre hazırlanmış bir proje üzerinden sözleşme imzalıyor. Bu işlemin hemen ardından müteahhit karot aldırıyor, bina boşaltılıp yıkılıyor daha sonra yeni projenin ruhsatı belediyeden alınıp inşaata başlanıyor. Yine normal koşullarda ruhsatın alınması 3-5 ay, inşaatın tamamlanması ise 24 ay sürüyor.
 
Peki Soygun Nasıl Yapılıyor?
Kötü niyetli bir müteahhit bir arsayı görüp beğeniyor ve oraya göz koyuyor. Sonra bina içinden 8-10 aracı satın alarak bütün pis işlerinde onları kullanıyor. Aracılar müteahhidin de himayesinde örgütleniyor, iş bölümü yapıyor. Hiç kuşkunuz olmasın, her biri canla başla çalışıyor, çabalıyor ve üstlendikleri görevi başarı ile sonuçlandırmak için her yolu deniyor. İşte Kentsel Dönüşüm Mafyası tam da işin başında devreye giriyor.
 
Ellerinde olmayacak hayali teklifler ve projelerle kapı kapı dolaşıp anlatıyor, imza vermelerini istiyorlar. Kimine dairesinin büyüyüp saraya dönüşeceğini, kimine binanın ultra lüks olacağını, kimine dairesinin bedelinin neredeyse yüz kat artacağını söylüyor.
 
Aracılar örgütlenirken apartmanda çok kişiyi tanıyan ve biraz lafı geçen kişilerden oluşturulduğundan kapı ziyaretleri genellikle inandırıcı geçiyor. Kimse soru sormuyor… Nasıl bir sözleşmenin kendilerini beklediği, üzerine ne kadar borçlanılacağı, binanın ne zaman yapılıp teslim edileceği, bu müteahhidin güvenilir olup olmadığı ve daha önce başarılı işler yapıp bitirip bitirmediğini soruları havada kalıyor. Tek tük soran olursa onlara da yalanlarla dolu cevaplar veriliyor.
 
image
Ya İkna Olmayanlar?
Herkes aynı değil. Azınlıkta kalsa da bazıları havada kalan soruların yanıtı için ısrar ediyor. Bazıları ise müteahhit firmayı kendi bizzat araştırıp büyük bir sahtekarlıkla baş başa olduğunu görüyor.
 
Kentsel Dönüşüm Mafyası’nın yasalara uymak zorunda olmadığı, onun yerine haydutluğu ele aldığı süreç burada başlıyor. Anlaşmayı kabul etmeyen malikler tek tek ve açık açık tehdit ediliyor. En büyük kozları hemen karot aldırıp binayı boşaltacakları. Böylece ‘karot silahı’ yaşlı, hasta ve ekonomik gücü yetersiz insanlara karşı mafyanın en büyük silahı haline geliyor.
 
İnsanlar iki ateş arasında kalıyor. Bir tarafta sahtekâr bir müteahhide binalarını teslim edip arsalarından bile olmak ve ödemekle bitmeyecek tonla senet… Diğer tarafta usulsüz, zamansız bina yıkımı ile sokakta kalma tehlikesi…
 
Tehlikeyi büyüten ve mafyanın elini güçlendiren çok önemli bir konu daha var. Bazı ilçelerde, örneğin Bakırköy’de müteahhitlerin inşaata başlayabilmek için yaptıkları başvuru dosyalarının sayısı 2500’ü aşmış durumda. Ve belediye günde en fazla 2 ya da 3 ruhsat verebiliyor. Bu hızla sadece bekleyen dosyaların ruhsata dönüşmesi 3 yıldan fazla sürüyor. Üzerine bir de en az 2 yıllık inşaat süreci var…
 
Bu durum gerçekten inşaatı yapmak isteyen müteahhitlere bile engel oluyor, malikler ise sersefil bir hayata teslim ediliyor.
 
Ya Kentsel Dönüşüm Mafyası?
Mafyanın inşaat yapmak gibi bir amacı olmadığından böyle bir sorunları da yok. Onlar imzaları zorla da olsa attırıp arsaya ve senetlere kavuştuktan plan tamamlanıyor. Aracılara paraları ödeniyor, müteahhit arsayı birine satıp maliklerden topladığı senetleri de sağa sola dağıtıp nakte çeviriyor.
 
Apartmanda yaşamakta olan yaşlılar, hastalar, ekonomik durumu yeterli olmayanlar? Onlar kimsenin umurunda değil. Onlar evlerini kaybetmekle kalmıyor, yıllarca hacizlerle uğraşacakları sefil bir hayata adım atıyor. İçlerinde intihar edenler, cinayet işleyenler sürpriz olmuyor.
 
Bir de bu iğrenç süreç içinde başka ne oluyor, biliyor musunuz? Bu mafya örgütünün elemanları ağır borç yükümlülüklerini kabul etmeyen insanlara küstahça,
 
“Kabul etmiyorsanız gidin başka yerde yaşayın!” diyor. Bazılarına daireleri karşılığında harçlık olabilecek kadar bedel biçip satın alabileceklerini anlatıyor.
 
Yani işin özü, insanlara mallarını mülklerini bu çeteye bırakıp gitmeleri emrediliyor.
Ne güzel dünya, değil mi? 
 
Ancak daha da acısı var. Kentsel Dönüşüm Mafyası’na yasal yollarla engel olamıyorsunuz. Bu örgütü durdurmak için başvurulacak yollar tıkalı. Tek çözüm mahkemeye başvurmak iken bu hak da yüzbinlerce lirayı bulan mahkeme masrafları ve tebligat ücretleri nedeniyle kullanılamıyor. Sırf bu sorunu çözmesi için tutulabilecek avukatlar da kapıyı 750-800 bin liralardan açıyor. 
 
Ne tuhaf, değil mi? Sanki her şey bu vicdansız suç örgütlerinden yana….
 
Ama öyle değil.
Ben devletimizin bu yarayı en kısa sürede görüp çözüm getireceğine ve o mafya bozuntularına da layık oldukları dersi vereceklerine inanıyorum.
 
Can AKKİRİŞ / Yaratıcı Yazarlık Atölyesi Kurucusu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KONUK KOLTUĞU KONUK KOLTUĞU
 KENTSEL DÖNÜŞÜM MAFYALIĞI
Engin Ertem Engin Ertem
 DUBAİ EMLAK SEKTÖRÜ KİRA KRİZİNDE
Av. Remzi Kazmaz Av. Remzi Kazmaz
 AKBELEN ORMANLARI VE PARİS İKLİM ANLAŞMASI
Mutlu Demirdelen Mutlu Demirdelen
  ESTONYA FERİBOTU GİBİ SU ALIYORUZ !
Süleyman Yıldız Süleyman  Yıldız
 AKLIM BOSNA'DA KALDI

SİTE ANKET

TÜRKİYE'DE EN BÜYÜK SORUN NEDİR ?








EN ÇOK OKUNANLAR