Suyun her halini ve formunu seviyorum. Yazlarımı dalarak geçiriyorum. Tuzlu suyun cildime ve saçlarıma pek iyi geldiğini söyleyemeyeceğim ama ruhuma iyi geldiği kesin.
Kaçmak istiyorum İstanbul'dan. Mümkün olduğu kadar uzaklara. Kaçtım bir kaç kere de. Sorumluluklarımı geride bırakarak kaçtım. Suçluyum evet.
İstanbul bu. İçinize işler rutubeti. Güzelim yalıları eriten tuzlu rutubeti. İçinizi eritir. Uzaklara, uzaklara çok uzaklara kaçasınız gelir. Amerikalara kaçtım bir kaç kere. Yok. Gitmedim. Kaçtım resmen. İki haftalığına gittim 8 ay kaldım bir keresinde. İşimi, ilişkimi bırakarak. Dondurarak demeliyim hatta. İki aylığına gittim yine bir 8 ay daha kaldım ikinci kere.
Şimdilerde gidesim yok o ülkeye. Üstüne para verseniz gitmem. Tabii kaç para verdiğinize bağlı.
Kabulleniş geldi üzerime son zamanlarda. Üzerime, üzerime gedi. Ben de dayanamadım. Günübirlik kaçtım.
Kabulleniş kabul etti durumumu. Şartlar elvemiyor ne yapalım. Kaçıyoruz, kaçıyoruz da yani tilki misali. Kürkçü dükkanı da soğuk son günlerde. Doğalgazın durumu malum.
Hem sorumluluklara kısa süreyle ara, daha kabul gören bir durum.
Kaçtım bir gün böyle Abant'a, başka gün Kartalkaya'ya, bir başka gün ise Kartepe'ye. Döndüm her şey değişmiş. Ben aynı kalmışım. Kaçamamışım kendimden.
Suyun kar halini seviyorum. Siyah buz halini sevmiyorum. Ayağımı kaydırmaya çalışıyor hep. Şu içten görünen fesat arkadaşım gibi.
Çocukken çok severdim karı. Şimdi hüzün ve endişe getiriyor birlikte. Hele büyük şehirde.
İçimden içimden sevinsem, suçluluk duygusunu atamıyorum yüreğimin derinliklerinden. Gizli gizli seviniyorum. Gizli aşkım. Kar sevdam.
Kuş da kalmadı ki bizim buralarda, pencere içine ekmek kırıntısı koyayım. Evsizler de üşür bu soğukta. Bahar gelince nasılsa zehirlerler bu soğukta kapı önünde yatan köpeği.
İçim acıyınca, nasıl sevineyim?
Kaymaya gideyim en iyisi. Ama temkinli. Anneannemin çantasında her şey bulunurdu. Bayılırdık küçükken. Ondan daha detaylı bir çanta hazırlığı. Ruhumu hazırlayabilsem beklenmediklere.
Kıştan beklentim belli. Zamanını doldursun. Bahar aşkları kaynatsın içimizi.
Boğazı özlerim hep uzaktayken. Güzel havalarda daha bir eve kapanasım gelir. Denizi özlerim derinden. Nedense karı özleyesim gelmez. Gizli aşkım. Suçluluk duygusu ile gelir, sevdası en çok bir hafta sürer.
Soğuktan donanlar vardır. Donup resmen ölenler. Büyük şehrin, büyük alışveriş merkezlerinden birinde, büyük markalı, küçük bir kahve dükkanında, çığlık atar espressosunu alamayan bir hatun. Elektrik kesilince sadece filtre kahve servisi varmış. Ne yapalım? Anasının karnında espresso içer malum.
Başa gelen çekilir. Başa gelmeyen anında unutulur. Acımasız bu güzellik. Şehir insanının istekleri sonsuz, tatmini anlık, hafızası saliselik. Bir sonraki skandala kadar unutulur, en acımasız gerçeklik.
Dalmaktan çok severim esasında kaymayı. Test eder hep kar bizi. Beklenmediklere hazırlığımızı.
Hevesimizi. Belki o yüzden severim en çok. Şehir hayatının küçük riskleri. Gelir ve geçer. Beklentilerle. Beklenmediklerle. Beklentinin yarattığı stresle. Beklendik sürprizlerle....
Esra Tunalıgil
Diplomalı Tüketici